Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Log inSign up
Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Blog
Job Board
Q3AS

© 2026 Aqora Quantum S.A.S.

TermsPrivacyLegal Notice

Kuantum Hesaplamada Uzay Dolduran Eğriler: Moleküler Simülasyonlardan Hata Düzeltmeye

Mehmet Keçeci

Published Apr 20, 2026• 0 citations
Publisher

Abstract

Kuantum Hesaplamada Uzay Dolduran Eğriler: Moleküler Simülasyonlardan Hata Düzeltmeye Mehmet Keçeci ORCID: https://orcid.org/0000-0001-9937-9839 Received: 20.03.2026 Özet/Abstract: Bu çalışma, uzay dolduran eğrilerin (UDE: Space-Filling Curves - SFC) kuantum hesaplama alanındaki çok yönlü uygulamalarını kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Kuantum bilgisayarların artan karmaşıklığı, yüksek boyutlu durum uzaylarında etkin veri yapılarına olan ihtiyacı artırmaktadır. SFC'ler, yüksek boyutlu uzayları tek boyutlu bir eğri ile doldurarak mekansal lokaliteyi koruyan bir dönüşüm sağlar. Bu özellik, kuantum sistemlerinde benzer durumların birbirine yakın indekslenmesini mümkün kılarak arama, optimizasyon ve simülasyon problemlerinde önemli avantajlar sunmaktadır. Araştırmamız beş ana uygulama alanını kapsamaktadır: (i) kuantum ağ yönlendirme, (ii) kuantum rastgele yürüyüş, (iii) Hamiltoniyen simülasyonu, (iv) kuantum hata azaltma ve (v) kuantum veri sıkıştırma. İlk uygulamada, Morton eğrisi tabanlı yönlendirme protokolü ile kuantum ağlarda EPR (Einstein-Podolsky-Rosen) pair fidelity'si geleneksel yöntemlere göre %35 oranında iyileştirilmiştir. İkinci uygulamada, SFC sıralı durum uzayında gerçekleştirilen kuantum rastgele yürüyüş, klasik rastgele yürüyüşe kıyasla karesel hızlanma (quadratic speedup) göstermiştir. Hamiltoniyen simülasyonlarında, sıkı bağ modeli (tight-binding model) kullanılarak SFC tabanlı bant yapısı hesaplamaları geleneksel yöntemlere göre O(N²)'den O(N log N)'e düşürülmüştür. Hata azaltma uygulamasında, SFC desen tanıma ile gürültülü kuantum durumlarının fidelity'si %50'den %85'e yükseltilmiştir. Son olarak, kuantum durum sıkıştırmada SFC tabanlı dönüşüm ile %70 sıkıştırma oranına ulaşılırken fidelity kaybı %0.1'in altında tutulmuştur. Bu çalışmanın temel katkıları şunlardır: (1) SFC'lerin kuantum algoritmalarına entegrasyonu için teorik çerçeve, (2) beş farklı uygulama alanında deneysel doğrulama, (3) klasik ve kuantum yöntemler arasında kapsamlı performans karşılaştırması, (4) hibrit klasik-kuantum sistemler için optimizasyon stratejileri. Sonuçlar, SFC tabanlı yaklaşımların kuantum hesaplamada hesaplama karmaşıklığını azalttığını, bellek verimliliğini artırdığını ve hata dayanıklılığını iyileştirdiğini göstermektedir. Gelecek çalışmalar, SFC'lerin kuantum donanım düzeyinde uygulanması ve makine öğrenmesi ile entegrasyonuna odaklanacaktır. Anahtar Kelimeler/Keywords: Uzay dolduran eğriler, UDE, SFC, kuantum hesaplama, Hilbert eğrisi, Morton eğrisi, gray, kuantum hata düzeltme, VQE optimizasyonu, Moleküler simülasyon, Kuantum ağ yönlendirme, Hamiltoniyen simülasyonu, Kuantum veri sıkıştırma.

DOI
10.5281/zenodo.19666944

Related papers

Hilbert Uzayları Üzerinden Kuantum Mekaniğini Anlamak: Kuantum Hesaplamada Uygulamalar

Mehmet Keçeci

Hilbert Uzayları Üzerinden Kuantum Mekaniğini Anlamak: Kuantum Hesaplamada Uygulamalar Mehmet Keçeci ORCID: https://orcid.org/0000-0001-9937-9839 Received: 25.03.2026 Özet/Abstract: Hilbert uzayları, kuantum mekaniksel sistemlerin betimlenmesi için temel matematiksel çerçeveyi sağlar. İç çarpım ve tamlıkla karakterize edilen bu yapı, kuantum durumlarının vektörler, fiziksel gözlemlenebilirlerin ise öz-eşlenik (self-adjoint) operatörler olarak temsil edilmesine olanak tanır. Süperpozisyon ve dolanıklık (dolaşıklık) gibi temel kuantum olguları, bu formalizm içerisinde doğal bir ifade bulur. Bir kuantum sisteminin aynı anda birden çok durumda bulunabilmesi olarak tanımlanan süperpozisyon, Hilbert uzayındaki taban vektörlerinin doğrusal kombinasyonlarıyla temsil edilir. Kuantum sistemleri arasındaki klasik olmayan bir korelasyon olan dolanıklık ise Hilbert uzaylarının tensör çarpımında ayrıştırılamaz (non-separable) durum vektörleriyle betimlenir. Bu kavramlar, bilginin temel birimi olan kübitin (qubit), durumu iki boyutlu karmaşık bir Hilbert uzayında (ℂ²) bir vektör olarak tanımlanan iki seviyeli bir kuantum sistemi olduğu kuantum hesaplamada merkezi bir öneme sahiptir. Kübitler üzerinde işlemler gerçekleştiren kuantum kapıları, bu durum vektörlerine etki eden üniter operatörlerle temsil edilir. Başta Shor ve Grover algoritmaları olmak üzere kuantum hesaplamanın gücü, Hilbert uzayı çerçevesinde içkin (doğal) olarak betimlenen süperpozisyon ve dolanıklıktan yararlanma becerisinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, Hilbert uzaylarının kapsamlı bir şekilde anlaşılması, kuantum mekaniğinin ilkelerini kavramak ve kuantum bilgi ile hesaplama alanını ilerletmek için vazgeçilmezdir [1, 7]. Klasik bitlerden kuantum kübitlerine ve klasik mantıksal (lojik) kapılarından kuantum üniter işlemlere geçiş, tamamen Hilbert uzaylarının sağladığı matematiksel özelliklere dayanmaktadır. Anahtar Kelimeler/Keywords: Hilbert Uzayı, Kuantum Hesaplama, Kübit, Süperpozisyon, Dolanıklık, Üniter Dinamik, Kuantum Mekaniği, Fonksiyonel Analiz, Operatör Teorisi, Dirac Gösterimi, Kuantum Durumları, Lineer Operatörler, Kuantum Algoritmaları, Kuantum Bilgi.

•Mar 25, 2026•0 citations

Kuantum Atımlarından Topolojik Korumaya: Hata Toleranslı Kuantum Hesaplama İçin NV Merkezleri, Weyl Arayüzleri ve Majorana Kübitlerini Bütünleştiren Stratum Tabanlı Karma Mimari

Mehmet Keçeci

Kuantum Atımlarından Topolojik Korumaya: Hata Toleranslı Kuantum Hesaplama İçin NV Merkezleri, Weyl Arayüzleri ve Majorana Kübitlerini Bütünleştiren Stratum Tabanlı Karma Mimari Mehmet Keçeci Orcid: https://orcid.org/0000-0001-9937-9839 Özet/Abstract: Kuantum hesaplama teknolojilerinin ölçeklenebilir ve hata toleranslı sistemlere dönüşebilmesi, yalnızca yüksek koherens sürelerine sahip kübitlerin geliştirilmesini değil, aynı zamanda farklı fiziksel platformların ortak bir mimari çerçevede bütünleştirilmesini de gerektirmektedir. Bu çalışma, elmas içerisindeki azot-boşluk (Nitrogen-Vacancy, NV) merkezlerinin sağladığı hassas kuantum durum kontrolünü, Weyl yarı-metallerinin topolojik arayüz özelliklerini ve Majorana sıfır modlarının sunduğu doğal hata korumasını bir araya getiren Stratum tabanlı hibrit bir kuantum hesaplama mimarisi önermektedir. Çalışmanın temel amacı, kuantum atımlarından (quantum beats) elde edilen yüksek doğruluklu spin manipülasyon mekanizmalarının, topolojik olarak korunan bilgi işleme katmanları ile bütünleştirilerek yeni nesil hata toleranslı kuantum sistemlerinin teorik temelini ortaya koymaktır. Önerilen yaklaşımda Stratum Modeli, kuantum mimarisini oluşturan her fiziksel, işlevsel ve topolojik bileşeni bağımsız fakat etkileşimli katmanlar olarak ele almaktadır. NV merkezleri, kuantum durum hazırlama, hassas ölçüm, kuantum bellek ve kuantum ağ düğümleri gibi görevleri yerine getiren kontrol ve algılama katmanlarını temsil ederken, kuantum atımları bu katmanlarda gerçekleşen spin süperpozisyonlarının dinamik karakterizasyonunu sağlamaktadır. Buna karşılık Weyl arayüzleri, farklı topolojik fazlar arasındaki geçişleri yöneten ve kuantum bilgi taşıyıcılarının korunmuş biçimde aktarılmasına olanak veren arayüz katmanları olarak modellenmektedir. Majorana kübitleri ise sistemin üst düzey topolojik işlem katmanını oluşturarak yerel olmayan bilgi kodlaması sayesinde çevresel gürültü ve dekoherens etkilerine karşı doğal bir dayanıklılık sunmaktadır. Mimarideki katmanlar arasındaki ilişkiler yalnızca fiziksel bağlantılarla değil, aynı zamanda topolojik değişmezler, bağlanabilirlik yapıları, hata yayılım yolları ve kuantum bilgi akışları üzerinden tanımlanmaktadır. Bu bağlamda Stratum yaklaşımı, klasik uzaysal boyut tanımlarının ötesine geçerek katman çeşitliliğini, topolojik korumayı, kübit heterojenliğini ve üretim kusurlarını ortak bir analitik çerçevede değerlendirmektedir. Ayrıca model, kusurlu veya bozunmuş katmanların izole edilmesine, kritik topolojik bölgelerin korunmasına ve sistem düzeyinde hata etkilerinin azaltılmasına yönelik yeni tasarım stratejileri sunmaktadır. Çalışma sonucunda, NV merkezlerinin sağladığı hassas kuantum kontrol yetenekleri ile Majorana tabanlı topolojik korumanın bir araya getirilmesinin, kuantum hesaplama performansını artırabilecek güçlü bir sinerji oluşturduğu gösterilmektedir. Weyl arayüzlerinin ise bu iki platform arasında fiziksel ve topolojik bir köprü görevi üstlenebileceği öne sürülmektedir. Böylece Stratum tabanlı hibrit mimari, kuantum algılamadan dağıtık kuantum ağlarına, topolojik kuantum işlemcilerden hata toleranslı kuantum bilgisayarlara kadar geniş bir uygulama alanı için bütünleşik bir tasarım paradigması sunmaktadır. Anahtar Kelimeler/Keywords: Kuantum Hesaplama, Stratum Modeli, NV Merkezleri, Azot-Boşluk Merkezleri, Kuantum Atımları, Weyl Arayüzleri, Weyl Yarı-Metalleri, WSM, Majorana Kübitleri, Majorana Sıfır Modları, MZM, Topolojik Kuantum Hesaplama, Topolojik Koruma, Hibrit Kuantum Mimarileri, Topolojik Değişmezler, Non-Abelian Örgüleme, Hata Toleranslı Kuantum Sistemleri, Kuantum Bellek, Kuantum Ağları, Kuantum Bilgi İşleme, Ölçeklenebilir Kuantum Mimarileri, Heteroyapılar, Topolojik Faz Geçişleri, Kuantum Koherensi, Hata Düzeltme, Kuantum Malzeme Mühendisliği.

•Oct 13, 2026•0 citations

Kuantum Hesaplama ile Amino Asit Dizilimlerinin Hamiltonian Analizi

Sevdanur Genç

Moleküler biyolojide ve biyoinformatikteki hızlı ilerlemeler, genomik verilerin analizi ve işlenmesi alanında büyük bir ihtiyacı beraberinde getirmiştir. Bu ihtiyaç, geleneksel bilgisayarlarla işlenmekte olan genetik bilginin büyüklüğü ve karmaşıklığı göz önünde bulundurulduğunda, mevcut hesaplama kapasitesini zorlamaktadır. Bu makale, kuantum teknolojisinin genetik bilgi işlemeye nasıl katkı sağlayabileceğini incelemektedir. Kuantum bilgisayarlar, paralel işleme yetenekleri sayesinde büyük ve karmaşık genetik veri setlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde işlemek için potansiyel sunmaktadır. Özellikle, amino asit dizilimlerinin analizi ve dönüşümü gibi biyoinformatik görevler, kuantum hesaplamaların potansiyel uygulama alanları arasındadır. Bu makale, temel seviyede amino asit dizilimlerinin nasıl kuantum devrelerine dönüştürülebileceğini ve kuantum teknolojisinin bu dönüşüm sürecinde Hamiltonian’ın rolünü ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır. Ayrıca, makalede kuantum devrelerinin ve algoritmalarının kullanımıyla elde edilen sonuçlar ve örnekler bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, kuantum teknolojisinin biyoinformatik ve moleküler biyoloji alanındaki potansiyelini vurgulamak ve şuanki genetik bilgi işlemeyi nasıl dönüştürebileceğimize dair Türkçe literatüre bir perspektif sunmaktır.

Kuantum teknolojileri ve enformatik araştırmaları dergisi.•Oct 30, 2023•1 citation

Yapı Mühendisliğinde Kuantum Hesaplama: Gelecek Uygulamalar İçin Teorik Bir Çerçeve

Filiz Kolcu

Kuantum hesaplama, karmaşık hesaplama problemlerini ele almak için devrim niteliğinde bir yaklaşım sunmakta ve yapı mühendisliği alanını dönüştürme potansiyeline sahiptir. Bu çalışma, kuantum algoritmalarının—özellikle Grover algoritması (Grover, 1996), Varyasyonel Kuantum Özdeğer Çözücüsü (VQE) (Peruzzo et al., 2014) ve Kuantum Yaklaşık Optimizasyon Algoritması (QAOA) (Farhi, Goldstone & Gutmann, 2014) klasik yapısal analiz ve tasarım yöntemleriyle ilişkili sınırlamaların aşılmasındaki olası rolünü ve teorik temellerini incelemektedir. Çalışmada, kuantum hesaplamanın sonlu elemanlar analizi ve optimizasyon süreçlerine entegrasyonu için kavramsal bir çerçeve sunulmakta; veri kodlama, hibrit mimariler gibi temel teknik zorluklar ele alınmakta ve gelecekteki araştırmalar için umut verici yönler ortaya konulmaktadır. Bu çalışma, kuantum destekli yapısal tasarımın gelecekteki pratik uygulamaları için bir temel oluşturmayı amaçlamaktadır.

Özgür Yayınları eBooks•Mar 19, 2026•0 citations

Gömülü Sistem Cihazları ile Kuantum Ağların Dağıtık Simülasyonu

Osman Semi Ceylan, İhsan Yılmaz

Günümüz kuantum ağ yapısı mimari bakımdan klasik ağ yapıları referans alarak kurulmuştur. Fakat kuantum ağı oluşturan aygıtların parçacık kontrol mekanizmaları nedeniyle klasik aygıtlara göre daha maliyetlidir. Deneysel bir kuantum ağın gerçekleştirme maliyetini arttıran bu sebepten dolayı bir kuantum ağ kurmadan önce olurluk benzetimleri yapılmaktadır. Fakat kuantum dolaşıklığın mevcut benzetim yöntemlerindeki üstel artan veri depolama kapasitesi gerektirdiğinden dolayı güçlükler yaşanmaktadır. Bu çalışmada bu probleme bir çözüm olarak kuantum ağların deneysel olarak birden fazla klasik cihaz yardımıyla dağıtık benzetim kullanarak daha az maliyetli olarak nasıl gerçekleştirilebileceği önerilmektedir. Bu amaç için geliştirilen eklenti yazılımı ile farklı ağ senaryolarında elde edilen sonuçlar dağıtık benzetim modelinin mevcut modellere göre daha etkin olduğunu göstermektedir.

Bilgisayar bilimleri ve mühendisliği dergisi.•Dec 3, 2024•0 citations

KUANTUM HATA DÜZELTME ENTEGRASYONU İLE GROVER SALDIRILARINA DİRENEN HİBRİT SİMETRİK ŞİFRELEME YAKLAŞIMI

Ozge Tas

Kuantum Hata Düzeltme Entegrasyonu ile Grover Saldırılarına Direnen Hibrit Simetrik Şifreleme Yaklaşımı Hibrit şifreleme yaklaşımı kuantum hata düzeltme entegrasyonu ve grover saldırılarına karşı direnç göstermektedir. Gelişen kuantum hesaplama yöntemleriyle kriptografik sistemlerin güvenliğini arttırmak için yenilikçi hesaplama yöntemleri geliştirilmiştir.Kuantum algoritması olan grover algoritması geleneksel simetrik şifreleme yöntemlerini tehdit ettikçe kuantum hata düzeltmeyi içeren hibrit şifreleme yöntemleri geliştirilmesi giderek önemli hale gelmiştir. Bu yaklaşımla hassas verilerin korunması kuantum tehtidlerinin oluşturduğu diğer güvenlik açıklarını ele almak için simetrik ve asimetrik şifreleme yöntemlerinin birleşim yöntemleri kullanılmaktadır. Hibrit simetrik şifreleme çalışma prensibi simetrik bir anahtarın verilerin büyük bir kısmını şifrelediği ve asimetrik sistemin bu simetrik anahtarı ilettiği çift katmanlı bir mekanizma kullanır. Kuantum hata düzeltme tekniklerine entegre ederek bu yöntem şifrelenmiş verilerin iletim sırasında hatalara ve saldırılara karşı bütünlüğünü korumayı amaçlar ve bu durum modern iletişim altyapılarının güvenliğini sağlamada kritik önem taşır.Bu tür gelişmeler yalnızca gizliliği ve verimliliği sağlamakla kalmaz aynı zamanda kriptografik sistemlerin kuantum teknolojilerine hakim olduğu bir sistem sağlar.Bu hibrit yaklaşım önemli düzeydeki etkileri gelişmiş güvenlik önemlerinin alınmasına olanak sağlayarak , siber güvenlik alanında kuantum hesaplama zorluklarına uyum sağlama konusunda artan ihtiyaçlara yanıt sunar.Dünya çapındaki kurumlar Grover algoritmasının etkilerini ve yerleşik şifreleme standartlarına yönelik potansiyel risklerini araştırırken kuantum hata düzeltmenin hibrit şifreleme çözümlerine entegrasyonu veri güvenliğini korumak için proaktif bir önlem olarak görülmektedir. Bu değişimler özellikle geleneksel ve kuantum dirençli metodojiler arasındaki kriptografik uygulamaların geleceği hakkında önemli tartışmalara yol açmaktadır. Alanda yapılan önemli çalışmalar bu hibrit sistemlerin uygulanmasına, anahtar boyutlarında gerekli ayarlamalara ve kuantum sonrası kriptografik çözümlere geçişe odaklanmaktadır. Kuruluşların bu teknolojileri entegre etmesi için klasik ve kuantum teknolojilerinin getirdiği tehditlere dayanabilen güvenli ve ölçeklenebilir kriptografik çerçevelerin geliştirilmesinin araştırmalar için kritik öneme sahiptir.

•Jan 1, 2025•0 citations
Kuantum Hesaplamada Uzay Dolduran Eğriler: Moleküler Simülasyonlardan Hata Düzeltmeye Mehmet Keçeci ORCID: https://orcid.org/0000-0001-9937-9839 Received: 20.03.2026 Özet/Abstract: Bu çalışma, uzay dolduran eğrilerin (UDE: Space-Filling Curves - SFC) kuantum hesaplama alanındaki çok yönlü uygulamalarını kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Kuantum bilgisayarların artan karmaşıklığı, yüksek boyutlu durum uzaylarında etkin veri yapılarına olan ihtiyacı artırmaktadır. SFC'ler, yüksek boyutlu uzayları tek boyutlu bir eğri ile doldurarak mekansal lokaliteyi koruyan bir dönüşüm sağlar. Bu özellik, kuantum sistemlerinde benzer durumların birbirine yakın indekslenmesini mümkün kılarak arama, optimizasyon ve simülasyon problemlerinde önemli avantajlar sunmaktadır. Araştırmamız beş ana uygulama alanını kapsamaktadır: (i) kuantum ağ yönlendirme, (ii) kuantum rastgele yürüyüş, (iii) Hamiltoniyen simülasyonu, (iv) kuantum hata azaltma ve (v) kuantum veri sıkıştırma. İlk uygulamada, Morton eğrisi tabanlı yönlendirme protokolü ile kuantum ağlarda EPR (Einstein-Podolsky-Rosen) pair fidelity'si geleneksel yöntemlere göre %35 oranında iyileştirilmiştir. İkinci uygulamada, SFC sıralı durum uzayında gerçekleştirilen kuantum rastgele yürüyüş, klasik rastgele yürüyüşe kıyasla karesel hızlanma (quadratic speedup) göstermiştir. Hamiltoniyen simülasyonlarında, sıkı bağ modeli (tight-binding model) kullanılarak SFC tabanlı bant yapısı hesaplamaları geleneksel yöntemlere göre O(N²)'den O(N log N)'e düşürülmüştür. Hata azaltma uygulamasında, SFC desen tanıma ile gürültülü kuantum durumlarının fidelity'si %50'den %85'e yükseltilmiştir. Son olarak, kuantum durum sıkıştırmada SFC tabanlı dönüşüm ile %70 sıkıştırma oranına ulaşılırken fidelity kaybı %0.1'in altında tutulmuştur. Bu çalışmanın temel katkıları şunlardır: (1) SFC'lerin kuantum algoritmalarına entegrasyonu için teorik çerçeve, (2) beş farklı uygulama alanında deneysel doğrulama, (3) klasik ve kuantum yöntemler arasında kapsamlı performans karşılaştırması, (4) hibrit klasik-kuantum sistemler için optimizasyon stratejileri. Sonuçlar, SFC tabanlı yaklaşımların kuantum hesaplamada hesaplama karmaşıklığını azalttığını, bellek verimliliğini artırdığını ve hata dayanıklılığını iyileştirdiğini göstermektedir. Gelecek çalışmalar, SFC'lerin kuantum donanım düzeyinde uygulanması ve makine öğrenmesi ile entegrasyonuna odaklanacaktır. Anahtar Kelimeler/Keywords: Uzay dolduran eğriler, UDE, SFC, kuantum hesaplama, Hilbert eğrisi, Morton eğrisi, gray, kuantum hata düzeltme, VQE optimizasyonu, Moleküler simülasyon, Kuantum ağ yönlendirme, Hamiltoniyen simülasyonu, Kuantum veri sıkıştırma.
Hilbert Uzayları Üzerinden Kuantum Mekaniğini Anlamak: Kuantum Hesaplamada Uygulamalar Mehmet Keçeci ORCID: https://orcid.org/0000-0001-9937-9839 Received: 25.03.2026 Özet/Abstract: Hilbert uzayları, kuantum mekaniksel sistemlerin betimlenmesi için temel matematiksel çerçeveyi sağlar. İç çarpım ve tamlıkla karakterize edilen bu yapı, kuantum durumlarının vektörler, fiziksel gözlemlenebilirlerin ise öz-eşlenik (self-adjoint) operatörler olarak temsil edilmesine olanak tanır. Süperpozisyon ve dolanıklık (dolaşıklık) gibi temel kuantum olguları, bu formalizm içerisinde doğal bir ifade bulur. Bir kuantum sisteminin aynı anda birden çok durumda bulunabilmesi olarak tanımlanan süperpozisyon, Hilbert uzayındaki taban vektörlerinin doğrusal kombinasyonlarıyla temsil edilir. Kuantum sistemleri arasındaki klasik olmayan bir korelasyon olan dolanıklık ise Hilbert uzaylarının tensör çarpımında ayrıştırılamaz (non-separable) durum vektörleriyle betimlenir. Bu kavramlar, bilginin temel birimi olan kübitin (qubit), durumu iki boyutlu karmaşık bir Hilbert uzayında (ℂ²) bir vektör olarak tanımlanan iki seviyeli bir kuantum sistemi olduğu kuantum hesaplamada merkezi bir öneme sahiptir. Kübitler üzerinde işlemler gerçekleştiren kuantum kapıları, bu durum vektörlerine etki eden üniter operatörlerle temsil edilir. Başta Shor ve Grover algoritmaları olmak üzere kuantum hesaplamanın gücü, Hilbert uzayı çerçevesinde içkin (doğal) olarak betimlenen süperpozisyon ve dolanıklıktan yararlanma becerisinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, Hilbert uzaylarının kapsamlı bir şekilde anlaşılması, kuantum mekaniğinin ilkelerini kavramak ve kuantum bilgi ile hesaplama alanını ilerletmek için vazgeçilmezdir [1, 7]. Klasik bitlerden kuantum kübitlerine ve klasik mantıksal (lojik) kapılarından kuantum üniter işlemlere geçiş, tamamen Hilbert uzaylarının sağladığı matematiksel özelliklere dayanmaktadır. Anahtar Kelimeler/Keywords: Hilbert Uzayı, Kuantum Hesaplama, Kübit, Süperpozisyon, Dolanıklık, Üniter Dinamik, Kuantum Mekaniği, Fonksiyonel Analiz, Operatör Teorisi, Dirac Gösterimi, Kuantum Durumları, Lineer Operatörler, Kuantum Algoritmaları, Kuantum Bilgi.
Kuantum Atımlarından Topolojik Korumaya: Hata Toleranslı Kuantum Hesaplama İçin NV Merkezleri, Weyl Arayüzleri ve Majorana Kübitlerini Bütünleştiren Stratum Tabanlı Karma Mimari Mehmet Keçeci Orcid: https://orcid.org/0000-0001-9937-9839 Özet/Abstract: Kuantum hesaplama teknolojilerinin ölçeklenebilir ve hata toleranslı sistemlere dönüşebilmesi, yalnızca yüksek koherens sürelerine sahip kübitlerin geliştirilmesini değil, aynı zamanda farklı fiziksel platformların ortak bir mimari çerçevede bütünleştirilmesini de gerektirmektedir. Bu çalışma, elmas içerisindeki azot-boşluk (Nitrogen-Vacancy, NV) merkezlerinin sağladığı hassas kuantum durum kontrolünü, Weyl yarı-metallerinin topolojik arayüz özelliklerini ve Majorana sıfır modlarının sunduğu doğal hata korumasını bir araya getiren Stratum tabanlı hibrit bir kuantum hesaplama mimarisi önermektedir. Çalışmanın temel amacı, kuantum atımlarından (quantum beats) elde edilen yüksek doğruluklu spin manipülasyon mekanizmalarının, topolojik olarak korunan bilgi işleme katmanları ile bütünleştirilerek yeni nesil hata toleranslı kuantum sistemlerinin teorik temelini ortaya koymaktır. Önerilen yaklaşımda Stratum Modeli, kuantum mimarisini oluşturan her fiziksel, işlevsel ve topolojik bileşeni bağımsız fakat etkileşimli katmanlar olarak ele almaktadır. NV merkezleri, kuantum durum hazırlama, hassas ölçüm, kuantum bellek ve kuantum ağ düğümleri gibi görevleri yerine getiren kontrol ve algılama katmanlarını temsil ederken, kuantum atımları bu katmanlarda gerçekleşen spin süperpozisyonlarının dinamik karakterizasyonunu sağlamaktadır. Buna karşılık Weyl arayüzleri, farklı topolojik fazlar arasındaki geçişleri yöneten ve kuantum bilgi taşıyıcılarının korunmuş biçimde aktarılmasına olanak veren arayüz katmanları olarak modellenmektedir. Majorana kübitleri ise sistemin üst düzey topolojik işlem katmanını oluşturarak yerel olmayan bilgi kodlaması sayesinde çevresel gürültü ve dekoherens etkilerine karşı doğal bir dayanıklılık sunmaktadır. Mimarideki katmanlar arasındaki ilişkiler yalnızca fiziksel bağlantılarla değil, aynı zamanda topolojik değişmezler, bağlanabilirlik yapıları, hata yayılım yolları ve kuantum bilgi akışları üzerinden tanımlanmaktadır. Bu bağlamda Stratum yaklaşımı, klasik uzaysal boyut tanımlarının ötesine geçerek katman çeşitliliğini, topolojik korumayı, kübit heterojenliğini ve üretim kusurlarını ortak bir analitik çerçevede değerlendirmektedir. Ayrıca model, kusurlu veya bozunmuş katmanların izole edilmesine, kritik topolojik bölgelerin korunmasına ve sistem düzeyinde hata etkilerinin azaltılmasına yönelik yeni tasarım stratejileri sunmaktadır. Çalışma sonucunda, NV merkezlerinin sağladığı hassas kuantum kontrol yetenekleri ile Majorana tabanlı topolojik korumanın bir araya getirilmesinin, kuantum hesaplama performansını artırabilecek güçlü bir sinerji oluşturduğu gösterilmektedir. Weyl arayüzlerinin ise bu iki platform arasında fiziksel ve topolojik bir köprü görevi üstlenebileceği öne sürülmektedir. Böylece Stratum tabanlı hibrit mimari, kuantum algılamadan dağıtık kuantum ağlarına, topolojik kuantum işlemcilerden hata toleranslı kuantum bilgisayarlara kadar geniş bir uygulama alanı için bütünleşik bir tasarım paradigması sunmaktadır. Anahtar Kelimeler/Keywords: Kuantum Hesaplama, Stratum Modeli, NV Merkezleri, Azot-Boşluk Merkezleri, Kuantum Atımları, Weyl Arayüzleri, Weyl Yarı-Metalleri, WSM, Majorana Kübitleri, Majorana Sıfır Modları, MZM, Topolojik Kuantum Hesaplama, Topolojik Koruma, Hibrit Kuantum Mimarileri, Topolojik Değişmezler, Non-Abelian Örgüleme, Hata Toleranslı Kuantum Sistemleri, Kuantum Bellek, Kuantum Ağları, Kuantum Bilgi İşleme, Ölçeklenebilir Kuantum Mimarileri, Heteroyapılar, Topolojik Faz Geçişleri, Kuantum Koherensi, Hata Düzeltme, Kuantum Malzeme Mühendisliği.
Moleküler biyolojide ve biyoinformatikteki hızlı ilerlemeler, genomik verilerin analizi ve işlenmesi alanında büyük bir ihtiyacı beraberinde getirmiştir. Bu ihtiyaç, geleneksel bilgisayarlarla işlenmekte olan genetik bilginin büyüklüğü ve karmaşıklığı göz önünde bulundurulduğunda, mevcut hesaplama kapasitesini zorlamaktadır. Bu makale, kuantum teknolojisinin genetik bilgi işlemeye nasıl katkı sağlayabileceğini incelemektedir. Kuantum bilgisayarlar, paralel işleme yetenekleri sayesinde büyük ve karmaşık genetik veri setlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde işlemek için potansiyel sunmaktadır. Özellikle, amino asit dizilimlerinin analizi ve dönüşümü gibi biyoinformatik görevler, kuantum hesaplamaların potansiyel uygulama alanları arasındadır. Bu makale, temel seviyede amino asit dizilimlerinin nasıl kuantum devrelerine dönüştürülebileceğini ve kuantum teknolojisinin bu dönüşüm sürecinde Hamiltonian’ın rolünü ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır. Ayrıca, makalede kuantum devrelerinin ve algoritmalarının kullanımıyla elde edilen sonuçlar ve örnekler bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, kuantum teknolojisinin biyoinformatik ve moleküler biyoloji alanındaki potansiyelini vurgulamak ve şuanki genetik bilgi işlemeyi nasıl dönüştürebileceğimize dair Türkçe literatüre bir perspektif sunmaktır.
Kuantum hesaplama, karmaşık hesaplama problemlerini ele almak için devrim niteliğinde bir yaklaşım sunmakta ve yapı mühendisliği alanını dönüştürme potansiyeline sahiptir. Bu çalışma, kuantum algoritmalarının—özellikle Grover algoritması (Grover, 1996), Varyasyonel Kuantum Özdeğer Çözücüsü (VQE) (Peruzzo et al., 2014) ve Kuantum Yaklaşık Optimizasyon Algoritması (QAOA) (Farhi, Goldstone & Gutmann, 2014) klasik yapısal analiz ve tasarım yöntemleriyle ilişkili sınırlamaların aşılmasındaki olası rolünü ve teorik temellerini incelemektedir. Çalışmada, kuantum hesaplamanın sonlu elemanlar analizi ve optimizasyon süreçlerine entegrasyonu için kavramsal bir çerçeve sunulmakta; veri kodlama, hibrit mimariler gibi temel teknik zorluklar ele alınmakta ve gelecekteki araştırmalar için umut verici yönler ortaya konulmaktadır. Bu çalışma, kuantum destekli yapısal tasarımın gelecekteki pratik uygulamaları için bir temel oluşturmayı amaçlamaktadır.
Günümüz kuantum ağ yapısı mimari bakımdan klasik ağ yapıları referans alarak kurulmuştur. Fakat kuantum ağı oluşturan aygıtların parçacık kontrol mekanizmaları nedeniyle klasik aygıtlara göre daha maliyetlidir. Deneysel bir kuantum ağın gerçekleştirme maliyetini arttıran bu sebepten dolayı bir kuantum ağ kurmadan önce olurluk benzetimleri yapılmaktadır. Fakat kuantum dolaşıklığın mevcut benzetim yöntemlerindeki üstel artan veri depolama kapasitesi gerektirdiğinden dolayı güçlükler yaşanmaktadır. Bu çalışmada bu probleme bir çözüm olarak kuantum ağların deneysel olarak birden fazla klasik cihaz yardımıyla dağıtık benzetim kullanarak daha az maliyetli olarak nasıl gerçekleştirilebileceği önerilmektedir. Bu amaç için geliştirilen eklenti yazılımı ile farklı ağ senaryolarında elde edilen sonuçlar dağıtık benzetim modelinin mevcut modellere göre daha etkin olduğunu göstermektedir.
Kuantum Hata Düzeltme Entegrasyonu ile Grover Saldırılarına Direnen Hibrit Simetrik Şifreleme Yaklaşımı Hibrit şifreleme yaklaşımı kuantum hata düzeltme entegrasyonu ve grover saldırılarına karşı direnç göstermektedir. Gelişen kuantum hesaplama yöntemleriyle kriptografik sistemlerin güvenliğini arttırmak için yenilikçi hesaplama yöntemleri geliştirilmiştir.Kuantum algoritması olan grover algoritması geleneksel simetrik şifreleme yöntemlerini tehdit ettikçe kuantum hata düzeltmeyi içeren hibrit şifreleme yöntemleri geliştirilmesi giderek önemli hale gelmiştir. Bu yaklaşımla hassas verilerin korunması kuantum tehtidlerinin oluşturduğu diğer güvenlik açıklarını ele almak için simetrik ve asimetrik şifreleme yöntemlerinin birleşim yöntemleri kullanılmaktadır. Hibrit simetrik şifreleme çalışma prensibi simetrik bir anahtarın verilerin büyük bir kısmını şifrelediği ve asimetrik sistemin bu simetrik anahtarı ilettiği çift katmanlı bir mekanizma kullanır. Kuantum hata düzeltme tekniklerine entegre ederek bu yöntem şifrelenmiş verilerin iletim sırasında hatalara ve saldırılara karşı bütünlüğünü korumayı amaçlar ve bu durum modern iletişim altyapılarının güvenliğini sağlamada kritik önem taşır.Bu tür gelişmeler yalnızca gizliliği ve verimliliği sağlamakla kalmaz aynı zamanda kriptografik sistemlerin kuantum teknolojilerine hakim olduğu bir sistem sağlar.Bu hibrit yaklaşım önemli düzeydeki etkileri gelişmiş güvenlik önemlerinin alınmasına olanak sağlayarak , siber güvenlik alanında kuantum hesaplama zorluklarına uyum sağlama konusunda artan ihtiyaçlara yanıt sunar.Dünya çapındaki kurumlar Grover algoritmasının etkilerini ve yerleşik şifreleme standartlarına yönelik potansiyel risklerini araştırırken kuantum hata düzeltmenin hibrit şifreleme çözümlerine entegrasyonu veri güvenliğini korumak için proaktif bir önlem olarak görülmektedir. Bu değişimler özellikle geleneksel ve kuantum dirençli metodojiler arasındaki kriptografik uygulamaların geleceği hakkında önemli tartışmalara yol açmaktadır. Alanda yapılan önemli çalışmalar bu hibrit sistemlerin uygulanmasına, anahtar boyutlarında gerekli ayarlamalara ve kuantum sonrası kriptografik çözümlere geçişe odaklanmaktadır. Kuruluşların bu teknolojileri entegre etmesi için klasik ve kuantum teknolojilerinin getirdiği tehditlere dayanabilen güvenli ve ölçeklenebilir kriptografik çerçevelerin geliştirilmesinin araştırmalar için kritik öneme sahiptir.