Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Log inSign up
Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Blog
Job Board
Q3AS

© 2026 Aqora Quantum S.A.S.

TermsPrivacyLegal Notice

Ankara Pegem Akademi Yayıncılık eBooks

Işığın Dalga Doğası ve Girişim

Serap Kaya Şengören

Published Jan 1, 2019• 0 citations
Publisher
DOI
10.14527/9786052418307.04

Related papers

Işığın Dalga Doğası ve Girişim

Serap Kaya Şengören

Ankara Pegem Akademi Yayıncılık eBooks•Jan 1, 2019•0 citations

Tıbbi görüntülerin kuantumsal olarak güvenli iletilmesi

Ömer Kami̇l Doğan

•Jan 1, 2019•0 citations

Atomik Bose-Einstein Yoğuşuk Maddesinde Ultra Yavaş Işığın Dağınımı Ve Dalga Klavuzlanması

Devrim Tarhan

•Jan 1, 2007•0 citations

Kuantum Bilgisayımın Temelleri

All Sciences Academy

•Nov 4, 2025•0 citations

Aharonov-Bohm Olayı ve Monopol

Çılga Misli, Oktay Yilmaz

David Bohm ve doktora öğrencisi Yakir Aharonov 1959 yılında Aharonov-Bohm (AB) olayını keşfettiler. Daha sonra AB olayı 1986 yılında A. Tonomura ve arkadaşları tarafından deneysel olarak doğrulanarak daha çekici bir hale gelmiştir (Tonomura ve ark., 1982, 1986). AB olayının anlaşılması ile kuramsal fiziğin temelleri ve AB olayı ile ilgili başka fiziksel olay ve kavramlar daha iyi anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, Aharonov-Bohm olayı incelenip tartışılmaktadır (Aharonov ve Bohm, 1959). AB olayının sonucunda, kuantum mekaniğinde elektromagnetik (EM) potansiyellerin ilginç özellikleri ortaya çıkmakta ve ayrı bir önem kazanmaktadır. Klasik mekaniğe göre, alanlar yüklü parçacıkların kendisi ile direk etkileşmektedir fakat Aharonov-Bohm olayına göre etkiyen hiçbir alan olmasa bile yüklü parçacıkların elektromagnetik potansiyellerle etkileştiği anlaşılmaktadır. Ayar dönüşümleri altında Schrödinger dalga denkleminin değişmez (invaryant) kalması, dalga fonksiyonun dönüşmesini gerektirir. Dönüşen dalga fonksiyonu bir faz çarpanı içerir ve bu faz, elektromagnetik potansiyellere bağlıdır. Önerilen Aharonov-Bohm deneyinde hiç bir alanla etkileşmeyen fakat sadece elektromagnetik potansiyeller ile etkileşen elektronlar girişim deseninde kaymaya neden olur. Bunun sonucunda, faz kayması, magnetik akı, magnetik tek-kutup (monopole) kuantizasyonu gibi önemli sonuçlar elde edilir. Ayrıca, yarı-klasik yöntemle de magnetik tek-kutup ve elektromagnetik açısal momentum kuantizasyonu yapılabilmektedir (Sakurai, 1994; Jackson, 1999) . Ayar dönüşümünün fiziksel anlamı ve vektör potansiyel hesaplarından sonra bir sarmal (selenoid) ile etkileşen yüklü parçacıkların saçılma genliği ve diferansiyel tesir kesit hesapları yapılarak, sonuçları tartışılmaktadır.

Journal of Advanced Research in Natural and Applied Sciences•May 27, 2016•0 citations

iki öz teorisi çift yarık deneyi

G USHA KIRAN

Bu çalışma; modern kuantum mekaniğinin en büyük açmazlarından biri olan dalga-parçacık ikililiğini ve "gözlemci etkisini", mistik veya soyut matematiksel kabullerden (dalga fonksiyonunun çökmesi) arındırarak, İki Öz Teorisi kapsamında tamamen mekanik ve lokal bir madde-alan etkileşimiyle çözüme kavuşturmaktadır. Teoriye göre, evrensel uzay homojen bir boşluk değil; santimetreküpte trilyonlarca alt parçacıktan oluşan, dinamik bir kuantum alanıdır (İlk Öz / Karanlık Madde). İlk Öz’ün temel doğası, baryonik (normal) madde varlığına göre refleks değiştirmesidir: Madde yokken durağan/geçirgen, madde varken tutucu/kavrayıcıdır. Bu tez; çift yarık deneylerinde (foton, elektron veya makro-moleküller fark etmeksizin) ölçüm cihazının varlığının veya zayıf ölçüm modlarındaki kademeli geçişlerin, parçacığın kendisinde hiçbir yapısal değişim yaratmadığını; değişimin tamamen parçacığın içinde ilerlediği İlk Öz Alanı'nın akışkanlık/direnç katsayısında meydana geldiğini empirik verilerle ortaya koymaktadır

•Jul 6, 2026•0 citations
David Bohm ve doktora öğrencisi Yakir Aharonov 1959 yılında Aharonov-Bohm (AB) olayını keşfettiler. Daha sonra AB olayı 1986 yılında A. Tonomura ve arkadaşları tarafından deneysel olarak doğrulanarak daha çekici bir hale gelmiştir (Tonomura ve ark., 1982, 1986). AB olayının anlaşılması ile kuramsal fiziğin temelleri ve AB olayı ile ilgili başka fiziksel olay ve kavramlar daha iyi anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, Aharonov-Bohm olayı incelenip tartışılmaktadır (Aharonov ve Bohm, 1959). AB olayının sonucunda, kuantum mekaniğinde elektromagnetik (EM) potansiyellerin ilginç özellikleri ortaya çıkmakta ve ayrı bir önem kazanmaktadır. Klasik mekaniğe göre, alanlar yüklü parçacıkların kendisi ile direk etkileşmektedir fakat Aharonov-Bohm olayına göre etkiyen hiçbir alan olmasa bile yüklü parçacıkların elektromagnetik potansiyellerle etkileştiği anlaşılmaktadır. Ayar dönüşümleri altında Schrödinger dalga denkleminin değişmez (invaryant) kalması, dalga fonksiyonun dönüşmesini gerektirir. Dönüşen dalga fonksiyonu bir faz çarpanı içerir ve bu faz, elektromagnetik potansiyellere bağlıdır. Önerilen Aharonov-Bohm deneyinde hiç bir alanla etkileşmeyen fakat sadece elektromagnetik potansiyeller ile etkileşen elektronlar girişim deseninde kaymaya neden olur. Bunun sonucunda, faz kayması, magnetik akı, magnetik tek-kutup (monopole) kuantizasyonu gibi önemli sonuçlar elde edilir. Ayrıca, yarı-klasik yöntemle de magnetik tek-kutup ve elektromagnetik açısal momentum kuantizasyonu yapılabilmektedir (Sakurai, 1994; Jackson, 1999) . Ayar dönüşümünün fiziksel anlamı ve vektör potansiyel hesaplarından sonra bir sarmal (selenoid) ile etkileşen yüklü parçacıkların saçılma genliği ve diferansiyel tesir kesit hesapları yapılarak, sonuçları tartışılmaktadır.
Bu çalışma; modern kuantum mekaniğinin en büyük açmazlarından biri olan dalga-parçacık ikililiğini ve "gözlemci etkisini", mistik veya soyut matematiksel kabullerden (dalga fonksiyonunun çökmesi) arındırarak, İki Öz Teorisi kapsamında tamamen mekanik ve lokal bir madde-alan etkileşimiyle çözüme kavuşturmaktadır. Teoriye göre, evrensel uzay homojen bir boşluk değil; santimetreküpte trilyonlarca alt parçacıktan oluşan, dinamik bir kuantum alanıdır (İlk Öz / Karanlık Madde). İlk Öz’ün temel doğası, baryonik (normal) madde varlığına göre refleks değiştirmesidir: Madde yokken durağan/geçirgen, madde varken tutucu/kavrayıcıdır. Bu tez; çift yarık deneylerinde (foton, elektron veya makro-moleküller fark etmeksizin) ölçüm cihazının varlığının veya zayıf ölçüm modlarındaki kademeli geçişlerin, parçacığın kendisinde hiçbir yapısal değişim yaratmadığını; değişimin tamamen parçacığın içinde ilerlediği İlk Öz Alanı'nın akışkanlık/direnç katsayısında meydana geldiğini empirik verilerle ortaya koymaktadır