Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Log inSign up
Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Blog
Job Board
Q3AS

© 2026 Aqora Quantum S.A.S.

TermsPrivacyLegal Notice

A Physicist Pursuing Wisdom: Schrodinger and the Crisis of Meaning

Mehmet Zahit SEZER

Published Jul 23, 2021• 0 citations
OpenAlex

Abstract

20. yüzyılın önde gelen fizikçilerinden Erwin Schrödinger, gerçekten sorulmaya değer ve cevaplanması elzem olan sorunun peşine düşüyor ve "insan nedir?" sorusunu yaşadığı dönemdeki "doğa bilimi" ve "anlam" krizleri üzerinden ele alıp metafizik bir araştırmaya soyunuyor. Kuantum teorisinin Newtoncu klasik fizik ile hesaplaşmasından doğan doğa bilimi krizini aşmak için modern Batı medeniyeti mensuplarının, fikir babaları olarak daimi bir ısrarla referans gösterdiği Antik Yunan filozoflarını yardıma çağırmayı teklif ederken anlam krizini ise "mekanik nedensellik" ve "özgür fail neden olarak insan" gerilimi arasında, kuantum teorisi ile birlikte gelişen ve değişen çağdaş fizik kavrayışını hesaba katarak çözmeyi öneriyor. Biz bu yazıda onun muhtelif zamanlarda halka açık ders dizilerinin bir araya getirilmesi ile vücuda gelen "Doğa ve Yunanlar & Bilim ve Hümanizm" adlı eserini, Schrödinger'i doğa bilimi krizi ve anlam krizi ile yüzleşen bir filozof olarak konumlandırmak sureti ile inceleyeceğiz ve metnin satır aralarına inerek Schrödinger'in varlık ve bilgide yeniden bir birlik tesis etme arzusu üzerinden aslında nasıl bir hikmet talibi olduğunu göstermeye çalışacağız.

Related papers

Gerard’t Hooft’da ‘Determinizm ve Özgür İrade’ Probleminin İncelenmesi

Mehmet Emin Şeker, Lokman Çilingir

Özgür irade ve nedensellik tartışmaları düşünce tarihinin ilk dönemlerine kadar götürülebilir.Bu tartışmalar modern bilimin doğuşuna kadar devam etmekle birlikte her iki görüş için de ikna edici bir kanıt bulunamamıştır.Newton fiziği ile kendisine sağlam bir dayanak bulan nedensellik düşüncesi, kuantum fiziğinin geliştirilmesiyle ilk defa bu kadar ciddi biçimde sorgulanır hale gelmiştir.Bu bağlamda kuantum fiziğinin standart yorumu nedenselliğe karşı en büyük meydan okuma olarak algılanmıştır.Nedenselliğin olmaması demek, sebep-sonuç ilişkisinin ortadan kalkması ve evrende açıklanabilir bir düzenin olmadığı anlamına gelmektedir.Albert Einstein ve birkaç arkadaşının bu meydan okumaya karşı çıkışları da bilim insanlarının çoğunluğu tarafından dikkate alınmamış ve standart yorum genel bir kabul görmüştür.Günümüze kadar sadece birkaç fizikçi bu yolda ısrar etmeyi sürdürmüştür.Bunlardan birisi de Gerard't Hooft'tur.Biz bu çalışmada, Hooft'un kuantum teorisine bakış açısını, deterministik modelini dizayn eden felsefi görüşleriyle birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz.Bu anlamda özellikle "Free Will in the Theory of Everything" adlı makalesinde ortaya koyduğu rasyonalist kurguyu göstermeye çalışacağız.

Temaşa Erciyes Üniversitesi Felsefe Bölümü Dergisi•Jul 30, 2020•0 citations

Popper ve Heisenberg Belirsizlik İlkesi

Semra UÇAR

Karl Raimund Popper, yirminci yüzyılın en önemli bilim felsefecilerinden biridir. Felsefede ‘eleştirel akılcılık’ dediği yaklaşımı, hem sosyal bilimler hem de doğa bilimlerinde oldukça etkili olmuştur. Popper’ın bu yaklaşımı, fizik felsefesinde de karşılık bulmuştur. O, fizik felsefesinde özellikle kuantum mekaniğinin temellerini sorgulayarak, modern kuantum fiziğinin yaratıcılarının başarılarını, bilim dehalarının şimdiye kadar gösterdiği başarıların en büyüğü olarak değerlendirmiştir. Yaklaşık 60 yıl boyunca kuantum fiziği konusundaki tartışmaların ön saflarında yer alarak, bir dizi seçkin fizikçi ile sert tartışmalara girmiştir. Felsefe ve fiziğin hızla birbirinden uzaklaştığı bir dönemde, onun felsefi ve yöntem bilimsel sorgulamaları fizik camiasında da dikkat çekmiştir. Böylelikle Popper, kuantum mekaniğinin anti- realist ve enstrümantalist Kopenhag yorumunun önde gelen muhaliflerinden biri olarak adından söz ettirmiştir. Kopenhag yorumunu çürütmek ve bilimsel gerçekçiliği doğrulamak amacıyla Popper, Heisenberg belirsizlik bağıntılarının yeniden yorumlanması gerektiğini savunmuştur. Bu çalışma, onun Kopenhag yorumuna karşı geliştirdiği eleştirel yaklaşımını, Heisenberg belirsizlik ilkesi üzerinden ortaya koymayı hedeflemektedir.

Kaygı Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi•Sep 3, 2020•4 citations

Çoklu Evren Teorisi ve Uyumsuzlaşma: Schrödinger'in Kedisi'ni Sonsuza Dek Öldürmek Mümkün mü?

Çağrı Mert Bakırcı

Schrödinger'in Kedisi, büyük fizikçi Erwin Schrödinger tarafından geliştirilmiş meşhur bir düşünce deneyidir. Schrödinger, bu düşünce deneyini Kopenhag Yorumu olarak bilinen ve modern fizikçilerin çoğu tarafından kabul edilip kullanılan bir kuantum mekaniği yorumuna tepki olarak geliştirmiştir.Kuantum Mekaniği'nin Kopenhag Yorumu Kopenhag Yorumu'na göre Evren'deki tüm temel parçacıklar, bir dalga fonksiyonu tarafından tanımlanan olasılıklar çerçevesinde belli bir hız ve konuma sahiptir. Yani atom

•Aug 14, 2018•0 citations

Fizikteki güzellik ve anlamı dirac ilkesi: Fiziğin gizli silahı olarak güzellik

Enis Doko

Nobel ödüllü fizikçi Richard Feynman 1981 yılında verdiği bir röportajda sanatçıların bilim insanlarına sık sık yönelttiği bir itiraza cevap veriyor2 . Bir sanatçı dostu, Feynman’a bir çiçek gösterip güzelliğine işaret ettikten sonra bilim insanlarının bu çiçeği açıklarken onu parçalayıp güzelliğini yok ettiklerinden şikâyet etmektedir. Feynman, bir sanatçı kadar belki iyi olmasa da her insan gibi çiçeğe baktığında onun güzelliğini algılayabileceğini beyan ediyor. Ancak Feynman’a göre o sanatçının göremediği çok sayıda güzelliği gördüğü kanaatinde. Çiçeğe baktığı zaman bir bilim insanı olarak hücreleri, hücreler içindeki karmaşık süreçleri, çiçeğin renginin tozlaşma için böcekleri çekmek için evrimleştiği, bunun böceklerin rengi fark edebileceği anlamına geldiği, böcekler de estetik duyguya sahip mi, çiçek neden estetik gibi çok sayıda bilgi ve soruyu fark ettiğine dikkat çeker. Ona göre bu sorular çiçeğe baktığımız zamanki güzelliği yok etmediği gibi derinleştirir. Sanatçı arkadaşının yanılgısı güzelliği sadece gördüğü birkaç santimetrelik nesne ile sınırlı sanmasıdır. Oysa çiçeği oluşturan süreç ve parçaların kendileri de güzeldir. Hiç mikroskop altında çiçeğin nasıl gözüktüğünü gördünüz mü?...

•Jan 1, 2021•0 citations

Kuantum Teorisinin Yorumu ve Doğanın Rolü

Kubilay Kaptan

Kuantum teorisi olağanüstü derecede başarılı bir fizik teorisidir. Ama klasik fiziğin altında yatan mekanik Doğa Kavramı bu teoriyi nasıl etkilemektedir? Dikkat çekici bir şekilde, kuantum teorisinin oluşturulmasından yaklaşık 90 yıl sonra hala bu sorulara açık cevaplar bulamıyoruz. Bu makalede, bilim insanlarının yoluna çıkan engellerin doğası ve bunları aşmak için kuantum teorisinin matematiği birkaç basit fiziksel fikirden yeniden yapılandırmaya çalışması anlatılmaktadır.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Dergisi•Sep 29, 2017•0 citations

On the interpretation of quantum mechanics

A. V. Tiaglo

В общем контексте проблемы недооценки социально-гуманитарной мысли профессионалами различных областей науки и техники обсуждается пример интерпретации квантовой механики. Аргументирована перспектива формирования этой интерпретации с учетом квантовой концепции целостности как особенного воплощения рационального холизма.

•Jan 1, 2018•0 citations
  1. yüzyılın önde gelen fizikçilerinden Erwin Schrödinger, gerçekten sorulmaya değer ve cevaplanması elzem olan sorunun peşine düşüyor ve "insan nedir?" sorusunu yaşadığı dönemdeki "doğa bilimi" ve "anlam" krizleri üzerinden ele alıp metafizik bir araştırmaya soyunuyor. Kuantum teorisinin Newtoncu klasik fizik ile hesaplaşmasından doğan doğa bilimi krizini aşmak için modern Batı medeniyeti mensuplarının, fikir babaları olarak daimi bir ısrarla referans gösterdiği Antik Yunan filozoflarını yardıma çağırmayı teklif ederken anlam krizini ise "mekanik nedensellik" ve "özgür fail neden olarak insan" gerilimi arasında, kuantum teorisi ile birlikte gelişen ve değişen çağdaş fizik kavrayışını hesaba katarak çözmeyi öneriyor. Biz bu yazıda onun muhtelif zamanlarda halka açık ders dizilerinin bir araya getirilmesi ile vücuda gelen "Doğa ve Yunanlar & Bilim ve Hümanizm" adlı eserini, Schrödinger'i doğa bilimi krizi ve anlam krizi ile yüzleşen bir filozof olarak konumlandırmak sureti ile inceleyeceğiz ve metnin satır aralarına inerek Schrödinger'in varlık ve bilgide yeniden bir birlik tesis etme arzusu üzerinden aslında nasıl bir hikmet talibi olduğunu göstermeye çalışacağız.
Özgür irade ve nedensellik tartışmaları düşünce tarihinin ilk dönemlerine kadar götürülebilir.Bu tartışmalar modern bilimin doğuşuna kadar devam etmekle birlikte her iki görüş için de ikna edici bir kanıt bulunamamıştır.Newton fiziği ile kendisine sağlam bir dayanak bulan nedensellik düşüncesi, kuantum fiziğinin geliştirilmesiyle ilk defa bu kadar ciddi biçimde sorgulanır hale gelmiştir.Bu bağlamda kuantum fiziğinin standart yorumu nedenselliğe karşı en büyük meydan okuma olarak algılanmıştır.Nedenselliğin olmaması demek, sebep-sonuç ilişkisinin ortadan kalkması ve evrende açıklanabilir bir düzenin olmadığı anlamına gelmektedir.Albert Einstein ve birkaç arkadaşının bu meydan okumaya karşı çıkışları da bilim insanlarının çoğunluğu tarafından dikkate alınmamış ve standart yorum genel bir kabul görmüştür.Günümüze kadar sadece birkaç fizikçi bu yolda ısrar etmeyi sürdürmüştür.Bunlardan birisi de Gerard't Hooft'tur.Biz bu çalışmada, Hooft'un kuantum teorisine bakış açısını, deterministik modelini dizayn eden felsefi görüşleriyle birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz.Bu anlamda özellikle "Free Will in the Theory of Everything" adlı makalesinde ortaya koyduğu rasyonalist kurguyu göstermeye çalışacağız.
Karl Raimund Popper, yirminci yüzyılın en önemli bilim felsefecilerinden biridir. Felsefede ‘eleştirel akılcılık’ dediği yaklaşımı, hem sosyal bilimler hem de doğa bilimlerinde oldukça etkili olmuştur. Popper’ın bu yaklaşımı, fizik felsefesinde de karşılık bulmuştur. O, fizik felsefesinde özellikle kuantum mekaniğinin temellerini sorgulayarak, modern kuantum fiziğinin yaratıcılarının başarılarını, bilim dehalarının şimdiye kadar gösterdiği başarıların en büyüğü olarak değerlendirmiştir. Yaklaşık 60 yıl boyunca kuantum fiziği konusundaki tartışmaların ön saflarında yer alarak, bir dizi seçkin fizikçi ile sert tartışmalara girmiştir. Felsefe ve fiziğin hızla birbirinden uzaklaştığı bir dönemde, onun felsefi ve yöntem bilimsel sorgulamaları fizik camiasında da dikkat çekmiştir. Böylelikle Popper, kuantum mekaniğinin anti- realist ve enstrümantalist Kopenhag yorumunun önde gelen muhaliflerinden biri olarak adından söz ettirmiştir. Kopenhag yorumunu çürütmek ve bilimsel gerçekçiliği doğrulamak amacıyla Popper, Heisenberg belirsizlik bağıntılarının yeniden yorumlanması gerektiğini savunmuştur. Bu çalışma, onun Kopenhag yorumuna karşı geliştirdiği eleştirel yaklaşımını, Heisenberg belirsizlik ilkesi üzerinden ortaya koymayı hedeflemektedir.
Schrödinger'in Kedisi, büyük fizikçi Erwin Schrödinger tarafından geliştirilmiş meşhur bir düşünce deneyidir. Schrödinger, bu düşünce deneyini Kopenhag Yorumu olarak bilinen ve modern fizikçilerin çoğu tarafından kabul edilip kullanılan bir kuantum mekaniği yorumuna tepki olarak geliştirmiştir.Kuantum Mekaniği'nin Kopenhag Yorumu Kopenhag Yorumu'na göre Evren'deki tüm temel parçacıklar, bir dalga fonksiyonu tarafından tanımlanan olasılıklar çerçevesinde belli bir hız ve konuma sahiptir. Yani atom
Nobel ödüllü fizikçi Richard Feynman 1981 yılında verdiği bir röportajda sanatçıların bilim insanlarına sık sık yönelttiği bir itiraza cevap veriyor2 . Bir sanatçı dostu, Feynman’a bir çiçek gösterip güzelliğine işaret ettikten sonra bilim insanlarının bu çiçeği açıklarken onu parçalayıp güzelliğini yok ettiklerinden şikâyet etmektedir. Feynman, bir sanatçı kadar belki iyi olmasa da her insan gibi çiçeğe baktığında onun güzelliğini algılayabileceğini beyan ediyor. Ancak Feynman’a göre o sanatçının göremediği çok sayıda güzelliği gördüğü kanaatinde. Çiçeğe baktığı zaman bir bilim insanı olarak hücreleri, hücreler içindeki karmaşık süreçleri, çiçeğin renginin tozlaşma için böcekleri çekmek için evrimleştiği, bunun böceklerin rengi fark edebileceği anlamına geldiği, böcekler de estetik duyguya sahip mi, çiçek neden estetik gibi çok sayıda bilgi ve soruyu fark ettiğine dikkat çeker. Ona göre bu sorular çiçeğe baktığımız zamanki güzelliği yok etmediği gibi derinleştirir. Sanatçı arkadaşının yanılgısı güzelliği sadece gördüğü birkaç santimetrelik nesne ile sınırlı sanmasıdır. Oysa çiçeği oluşturan süreç ve parçaların kendileri de güzeldir. Hiç mikroskop altında çiçeğin nasıl gözüktüğünü gördünüz mü?...
Kuantum teorisi olağanüstü derecede başarılı bir fizik teorisidir. Ama klasik fiziğin altında yatan mekanik Doğa Kavramı bu teoriyi nasıl etkilemektedir? Dikkat çekici bir şekilde, kuantum teorisinin oluşturulmasından yaklaşık 90 yıl sonra hala bu sorulara açık cevaplar bulamıyoruz. Bu makalede, bilim insanlarının yoluna çıkan engellerin doğası ve bunları aşmak için kuantum teorisinin matematiği birkaç basit fiziksel fikirden yeniden yapılandırmaya çalışması anlatılmaktadır.
В общем контексте проблемы недооценки социально-гуманитарной мысли профессионалами различных областей науки и техники обсуждается пример интерпретации квантовой механики. Аргументирована перспектива формирования этой интерпретации с учетом квантовой концепции целостности как особенного воплощения рационального холизма.