Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Log inSign up
Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Blog
Job Board
Q3AS

© 2026 Aqora Quantum S.A.S.

TermsPrivacyLegal Notice

iki öz teorisi /two essences theory

G USHA KIRAN

Published Jun 28, 2026• 0 citations
Publisher

Abstract

İki Öz Teorisi; makro kozmolojiden kuantum mekaniğine ve insan bilincine kadar evrenin işleyişini çıplak bir mekanikle açıklayan alternatif bir fizik ve felsefe çalışmasıdır. Zamanın sıfır noktasının altını (Eksi Zaman), kara deliklerin gerçek doğasını, kuantum dolanıklığını ve epifiz bezinin fonksiyonlarını iki temel özün etki-tepki mekanizmasıyla ele alır.

DOI
10.5281/zenodo.20983992

Related papers

Kuantum Alanında Gözlemci Etkisi ve Kozmik Arkaplan Işıması: İki Öz Teorisi ile Çift Yarık Deneyinin Çözümü

G USHA KIRAN

"Bu çalışma, modern fiziğin 'ölçüm problemi' (çift yarık deneyi) ile evrensel ölçekteki anomalileri (karanlık madde etkileşimleri) İki Öz Teorisi çerçevesinde birleştirmektedir. Teoriye göre; sensörün gözlemci etkisi fotonun yapısını değiştirmez, aksine lokal alandaki 'İlk Öz'ü (Karanlık Madde) uykuda olduğu durağan halinden çıkarıp yoğunlaşmaya zorlar. Yüksek gerilim hattı yakınındaki antenin sinyal bozulması ve kütleçekimsel merceklenme, bu alan yoğunlaşmasının makro ve kozmik ölçekteki ispatıdır. Sistem; atom altı seviyeden galaktik ölçeğe kadar, İlk Öz ve İkinci Öz'ün etkileşimiyle çalışan birleşik bir mekanizmaya dayanmaktadır."

•Jul 14, 2026•0 citations

Kuantum mekaniğine giriş

Haluk Özbek, Sondan Durukanoğlu Feyiz

Bu eser, ulkemizde ve yurt disinda bircok universitede ders kitabi olarak kullanilmaktadir. Kuantum mekanigi dalinda David J. Griffiths’in artik klasik haline gelmis lisans seviyesindeki bu kitabinin cevrilmesi ile bu alandaki ihtiyacin az da olsa karsilanmasi amaclanmistir. Bu ceviri, sadece fizik ve fizik muhendisligi ogrencileri icin degil, diger muhendislik bolumlerinde kuantum mekanigine ilgi duyan ogrenciler icin de iyi bir kaynak olacak ve ogrencilere farkli bir bakis acisi kazandiracak niteliktedir. Kuantum teorisi, kavramsal olarak zengin olmakla birlikte teknik olarak zordur ve bircok ders kitabindaki yapay ornekler de dahil olmak uzere kesin cozumler sinirlidir. Bu yuzden, daha gercekci problemlere girismek icin ozel yontemler gelistirmek gereklidir. Iste bu nedenle, elinizdeki kitap iki kisma bolunmustur: I. Kisim temel teoriyi kapsamakta, II. Kisim tamamlayici uygulamalarla birlikte yaklasim planlarinin cephaneligini bir araya getirmektedir. Bu iki kismin mantiksal olarak birbirinden ayrilmasi onemli olmakla birlikte konulari sunulduklari sirayla calisma zorunlulugu yoktur. Kitapta, problemlerin zorluk ve onem duzeyini gostermek icin degisik sayida yildizlar kullanarak asagidaki siniflandirma cetveli kullanilmistir.

Nobel eBooks•Oct 1, 2010•0 citations

iki öz teorisi çift yarık deneyi

G USHA KIRAN

Bu çalışma; modern kuantum mekaniğinin en büyük açmazlarından biri olan dalga-parçacık ikililiğini ve "gözlemci etkisini", mistik veya soyut matematiksel kabullerden (dalga fonksiyonunun çökmesi) arındırarak, İki Öz Teorisi kapsamında tamamen mekanik ve lokal bir madde-alan etkileşimiyle çözüme kavuşturmaktadır. Teoriye göre, evrensel uzay homojen bir boşluk değil; santimetreküpte trilyonlarca alt parçacıktan oluşan, dinamik bir kuantum alanıdır (İlk Öz / Karanlık Madde). İlk Öz’ün temel doğası, baryonik (normal) madde varlığına göre refleks değiştirmesidir: Madde yokken durağan/geçirgen, madde varken tutucu/kavrayıcıdır. Bu tez; çift yarık deneylerinde (foton, elektron veya makro-moleküller fark etmeksizin) ölçüm cihazının varlığının veya zayıf ölçüm modlarındaki kademeli geçişlerin, parçacığın kendisinde hiçbir yapısal değişim yaratmadığını; değişimin tamamen parçacığın içinde ilerlediği İlk Öz Alanı'nın akışkanlık/direnç katsayısında meydana geldiğini empirik verilerle ortaya koymaktadır

•Jul 6, 2026•0 citations

Kuantum Fiziği Bağlamında Realizm-Antirealizm Tartışmaları

Dilhan Eğribaş

İnsanlar, İlk Çağlardan bugüne doğayı tanımaya ve tanımlamaya çalışarak evrendeki varlıklarını anlamlandırmaya çalışmışlardır. Bu bağlamda da gerçeğin bilgisine ulaşabilmek için gözlenebilir nesneler ya da kavramlar ve gözlemlenemeyen nesneler ya da kavramlar ayrımları üzerinden dış dünyayı ele almaya çalışmılardır. Realizmin temsilcileri, insandan bağımsız bir dış gerçekliğin bulunduğunu ve insanların bu zihinden bağımsız dünyanın gerçek bilgisine ulaşabileceklerini savunmaktadır. Realistlere göre elektron, foton gibi teorik terimler, dış dünyadaki masa kadar gerçek bir nesnedir. Fakat Anti-Realistler ise teorik terimlerin nesnel bir gerçekliğe tekabül etmediklerini bu nedenle de teorik terimlerin sadece bilim insanlarının işini kolaylaştırmada bir araç olduğunu savunmuşlardır. Klasik fizik anlayışına göre evren, belirlenimci, determinist ve saat gibi işlemekedir. Klasik fizik perspektifine göre evrendeki her şey net olarak bilinebilir ve deney sonucunda eksik bir bilgi ortaya çıktığında ise bu durumun sadece insanın bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır. Fakat Kuantum fiziği, mikro dünya nesneleri üzerinden yaptığı araştırma sonucunda evrenin tam olarak Klasik fiziğin tasvir ettiği gibi olmadığını belirterek doğaya içkin olan bir indeterminist anlayış geliştirmiştir. Bu tez, Kuantum fiziği bağlamında Realizm – Antirealizm tartışmalarını ele alarak Kuantum fiziğinde ölçüm ve

•Jan 1, 2021•0 citations

Çoklu Evren Teorisi ve Uyumsuzlaşma: Schrödinger'in Kedisi'ni Sonsuza Dek Öldürmek Mümkün mü?

Çağrı Mert Bakırcı

Schrödinger'in Kedisi, büyük fizikçi Erwin Schrödinger tarafından geliştirilmiş meşhur bir düşünce deneyidir. Schrödinger, bu düşünce deneyini Kopenhag Yorumu olarak bilinen ve modern fizikçilerin çoğu tarafından kabul edilip kullanılan bir kuantum mekaniği yorumuna tepki olarak geliştirmiştir.Kuantum Mekaniği'nin Kopenhag Yorumu Kopenhag Yorumu'na göre Evren'deki tüm temel parçacıklar, bir dalga fonksiyonu tarafından tanımlanan olasılıklar çerçevesinde belli bir hız ve konuma sahiptir. Yani atom

•Aug 14, 2018•0 citations

Kuantum Teorisinin Yorumu ve Doğanın Rolü

Kubilay Kaptan

Kuantum teorisi olağanüstü derecede başarılı bir fizik teorisidir. Ama klasik fiziğin altında yatan mekanik Doğa Kavramı bu teoriyi nasıl etkilemektedir? Dikkat çekici bir şekilde, kuantum teorisinin oluşturulmasından yaklaşık 90 yıl sonra hala bu sorulara açık cevaplar bulamıyoruz. Bu makalede, bilim insanlarının yoluna çıkan engellerin doğası ve bunları aşmak için kuantum teorisinin matematiği birkaç basit fiziksel fikirden yeniden yapılandırmaya çalışması anlatılmaktadır.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Dergisi•Sep 29, 2017•0 citations
İki Öz Teorisi; makro kozmolojiden kuantum mekaniğine ve insan bilincine kadar evrenin işleyişini çıplak bir mekanikle açıklayan alternatif bir fizik ve felsefe çalışmasıdır. Zamanın sıfır noktasının altını (Eksi Zaman), kara deliklerin gerçek doğasını, kuantum dolanıklığını ve epifiz bezinin fonksiyonlarını iki temel özün etki-tepki mekanizmasıyla ele alır.
"Bu çalışma, modern fiziğin 'ölçüm problemi' (çift yarık deneyi) ile evrensel ölçekteki anomalileri (karanlık madde etkileşimleri) İki Öz Teorisi çerçevesinde birleştirmektedir. Teoriye göre; sensörün gözlemci etkisi fotonun yapısını değiştirmez, aksine lokal alandaki 'İlk Öz'ü (Karanlık Madde) uykuda olduğu durağan halinden çıkarıp yoğunlaşmaya zorlar. Yüksek gerilim hattı yakınındaki antenin sinyal bozulması ve kütleçekimsel merceklenme, bu alan yoğunlaşmasının makro ve kozmik ölçekteki ispatıdır. Sistem; atom altı seviyeden galaktik ölçeğe kadar, İlk Öz ve İkinci Öz'ün etkileşimiyle çalışan birleşik bir mekanizmaya dayanmaktadır."
Bu eser, ulkemizde ve yurt disinda bircok universitede ders kitabi olarak kullanilmaktadir. Kuantum mekanigi dalinda David J. Griffiths’in artik klasik haline gelmis lisans seviyesindeki bu kitabinin cevrilmesi ile bu alandaki ihtiyacin az da olsa karsilanmasi amaclanmistir. Bu ceviri, sadece fizik ve fizik muhendisligi ogrencileri icin degil, diger muhendislik bolumlerinde kuantum mekanigine ilgi duyan ogrenciler icin de iyi bir kaynak olacak ve ogrencilere farkli bir bakis acisi kazandiracak niteliktedir. Kuantum teorisi, kavramsal olarak zengin olmakla birlikte teknik olarak zordur ve bircok ders kitabindaki yapay ornekler de dahil olmak uzere kesin cozumler sinirlidir. Bu yuzden, daha gercekci problemlere girismek icin ozel yontemler gelistirmek gereklidir. Iste bu nedenle, elinizdeki kitap iki kisma bolunmustur: I. Kisim temel teoriyi kapsamakta, II. Kisim tamamlayici uygulamalarla birlikte yaklasim planlarinin cephaneligini bir araya getirmektedir. Bu iki kismin mantiksal olarak birbirinden ayrilmasi onemli olmakla birlikte konulari sunulduklari sirayla calisma zorunlulugu yoktur. Kitapta, problemlerin zorluk ve onem duzeyini gostermek icin degisik sayida yildizlar kullanarak asagidaki siniflandirma cetveli kullanilmistir.
Bu çalışma; modern kuantum mekaniğinin en büyük açmazlarından biri olan dalga-parçacık ikililiğini ve "gözlemci etkisini", mistik veya soyut matematiksel kabullerden (dalga fonksiyonunun çökmesi) arındırarak, İki Öz Teorisi kapsamında tamamen mekanik ve lokal bir madde-alan etkileşimiyle çözüme kavuşturmaktadır. Teoriye göre, evrensel uzay homojen bir boşluk değil; santimetreküpte trilyonlarca alt parçacıktan oluşan, dinamik bir kuantum alanıdır (İlk Öz / Karanlık Madde). İlk Öz’ün temel doğası, baryonik (normal) madde varlığına göre refleks değiştirmesidir: Madde yokken durağan/geçirgen, madde varken tutucu/kavrayıcıdır. Bu tez; çift yarık deneylerinde (foton, elektron veya makro-moleküller fark etmeksizin) ölçüm cihazının varlığının veya zayıf ölçüm modlarındaki kademeli geçişlerin, parçacığın kendisinde hiçbir yapısal değişim yaratmadığını; değişimin tamamen parçacığın içinde ilerlediği İlk Öz Alanı'nın akışkanlık/direnç katsayısında meydana geldiğini empirik verilerle ortaya koymaktadır
İnsanlar, İlk Çağlardan bugüne doğayı tanımaya ve tanımlamaya çalışarak evrendeki varlıklarını anlamlandırmaya çalışmışlardır. Bu bağlamda da gerçeğin bilgisine ulaşabilmek için gözlenebilir nesneler ya da kavramlar ve gözlemlenemeyen nesneler ya da kavramlar ayrımları üzerinden dış dünyayı ele almaya çalışmılardır. Realizmin temsilcileri, insandan bağımsız bir dış gerçekliğin bulunduğunu ve insanların bu zihinden bağımsız dünyanın gerçek bilgisine ulaşabileceklerini savunmaktadır. Realistlere göre elektron, foton gibi teorik terimler, dış dünyadaki masa kadar gerçek bir nesnedir. Fakat Anti-Realistler ise teorik terimlerin nesnel bir gerçekliğe tekabül etmediklerini bu nedenle de teorik terimlerin sadece bilim insanlarının işini kolaylaştırmada bir araç olduğunu savunmuşlardır. Klasik fizik anlayışına göre evren, belirlenimci, determinist ve saat gibi işlemekedir. Klasik fizik perspektifine göre evrendeki her şey net olarak bilinebilir ve deney sonucunda eksik bir bilgi ortaya çıktığında ise bu durumun sadece insanın bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır. Fakat Kuantum fiziği, mikro dünya nesneleri üzerinden yaptığı araştırma sonucunda evrenin tam olarak Klasik fiziğin tasvir ettiği gibi olmadığını belirterek doğaya içkin olan bir indeterminist anlayış geliştirmiştir. Bu tez, Kuantum fiziği bağlamında Realizm – Antirealizm tartışmalarını ele alarak Kuantum fiziğinde ölçüm ve
Schrödinger'in Kedisi, büyük fizikçi Erwin Schrödinger tarafından geliştirilmiş meşhur bir düşünce deneyidir. Schrödinger, bu düşünce deneyini Kopenhag Yorumu olarak bilinen ve modern fizikçilerin çoğu tarafından kabul edilip kullanılan bir kuantum mekaniği yorumuna tepki olarak geliştirmiştir.Kuantum Mekaniği'nin Kopenhag Yorumu Kopenhag Yorumu'na göre Evren'deki tüm temel parçacıklar, bir dalga fonksiyonu tarafından tanımlanan olasılıklar çerçevesinde belli bir hız ve konuma sahiptir. Yani atom
Kuantum teorisi olağanüstü derecede başarılı bir fizik teorisidir. Ama klasik fiziğin altında yatan mekanik Doğa Kavramı bu teoriyi nasıl etkilemektedir? Dikkat çekici bir şekilde, kuantum teorisinin oluşturulmasından yaklaşık 90 yıl sonra hala bu sorulara açık cevaplar bulamıyoruz. Bu makalede, bilim insanlarının yoluna çıkan engellerin doğası ve bunları aşmak için kuantum teorisinin matematiği birkaç basit fiziksel fikirden yeniden yapılandırmaya çalışması anlatılmaktadır.