Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Log inSign up
Challenges
Datasets
Workspaces
Papers
Discussions
Leaderboard
Blog
Job Board
Q3AS

© 2026 Aqora Quantum S.A.S.

TermsPrivacyLegal Notice

the Journal of Academic Social Sciences

ORGANİZASYON-ÇEVRE İLİŞKİLERİNİN KUANTUM FİZİĞİ İLE AÇIKLANMASI

Canan YILDIRAN- Furkan Fahri ALTINTAŞ - Fatma Zehra TAN

Published Jan 1, 2020• 1 citation
Publisher

Abstract

ÖzÇalışmada sosyal bilimlerin dalı olan yönetim ve organizasyon bilimi kapsamında çevre-organizasyon ilişkilerini kuantum mekaniğinden yararlanılarak ölçülmeye çalışılmıştır.Bu anlamda bu çalışma, sosyal bilimlerin doğa bilimlerin kuralları ile açıklanabileceğini göstermektedir.Çalışmada organizasyon-çevre ilişkilerinin kuantum mekaniği ile ölçümü için iki durum oluşturulmuştur.Söz konusu her iki durum için hayali organizasyonlar ve çevreler ile yine organizasyon ve çevrelere ilişkin hayali veriler oluşturulmuştur.Bu verilere dayanılarak organizasyonun çevreler (iki çevre) ile olan ilişkilerini dalga fonksiyonunda belirterek organizasyonun çevreler ile olan nitelikli ilişki kurma olasılıklarının ve çevreler içinde kaldığı belirsizlik niceliklerinin ölçülmesinin yöntemi kuantum mekaniğinden yararlanılarak uygulamalar ile sunulmuştur.

DOI
10.29228/asos.39544

Related papers

Hatalar ile Öğrenme Tabanlı Anahtar Kapsülleme Protokolleri İçin Uygulama Atakları ve Savunma Yöntemleri

Bılge Kağan Yazar, Erdem Alkım

Şifreleme sistemleri gizli değerlerin korunmasını sağlamakta olan sistemlerdir. Bu sistemlere karşı son yıllarda kuantum bilgisayarlar üzerinde çok sayıda araştırmalar yapılmaktadır. Yeterli işlem kapasitesine sahip kuantum bilgisayarlar üretildiğinde günümüzde kullanılmakta olan açık anahtarlı şifreleme sistemlerinin güvensiz duruma geleceği düşünülmektedir. Bu durum internet üzerindeki haberleşmenin güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu durumdan dolayı, kuantum bilgisayarlara karşı güvenli sistemlerin oluşturulması için kuantum bilgisayarların günlük hayata girmesinin beklenmemesi gerektiği düşünülmektedir. NIST bu doğrultuda hem günümüz hem de kuantum bilgisayarlardan gelecek ataklara karşı dayanıklı kriptosistemlerin üretilmesi için bir standartlaştırma proje başlatmıştır. Bu süreçte birçok sistem önerilmiştir. Kafes tabanlı sistemler en çok gelecek vadeden sistemler olarak ön plana çıkmıştır. Kafes tabanlı kriptosistemler kafes yapısı üzerinde tanımlı olan LWE gibi problemlerin çözümlerinin zorluğuna dayanarak önerilmiş olan sistemlerdir. Fakat yan kanal saldırıları ile kriptografik sistemler çalışırken çıkan bilgiler toplanarak gizli anahtar hakkında bilgi edinilebilmektedir. Bu durumdan dolayı NIST kuantum bilgisayarlara karşı dayanıklı şifreleme sistemleri için yaptığı çağrının yanı sıra, yapılacak sistemlerin minimum maliyetle yan kanal saldırılarına karşı dayanıklı olmasını gerektiğini söylemiştir. 2016 yılında Bindel ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada uygulama atağı olarak sınıflandırılan ve bir yan kanal saldırı çeşidi olan hata ataklarını önermişlerdir. 2018 yılında Han ve arkadaşları yaptıkları bir çalışmada, 2016 yılında önerilen yöntemleri kullanarak Lizard protokolünde gizli anahtarı elde edebildiklerini söylemişlerdir ve bu ataklara karşı alınabilecek önlemlerden bahsetmişlerdir. Bu çalışmada; önceden yapılan çalışmalarda önerilenler ve kriptosistemlerin uygulamalarında olması gereken özellikler doğrultusunda Lizard protokolünün uygulaması üzerinde yapılan değişikliklerden ve bu değişikliklerin uygulama üzerindeki etkilerinden bahsedilmiştir. Protokolün uygulamasının güvenliği artırılmış ve gerçekleştirilen bazı hata ataklarına karşı önlem alınmıştır. Yapılan değişikliklerden sonra protokolün çalışma süresinde hızlanma olduğu gözlemlenmiştir.

European Journal of Science and Technology•Mar 29, 2020•0 citations

Kuantum bilgisayarları ve bazı uygulamalar

Mustafa Şahin

Kuantum bilgisayarları atom ve atom altı parçacıkların davranışlarından yararlanılarak laboratuvar ortamında geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu bilgisayarlar kübit adlandırılan iki seviyeli kuantum mekaniksel sistemleri bilgi depolama ve temel işlem birimi olarak kullanmaktadır. Klasik bitlere göre mümkün olmayan aynı anda iki durumu birden sergileyebilme kübitler için mümkündür ve bu durum hesaplamalarda kullanılabilmektedir. Bu özellik kuantum bilgisayarlara üstün işlem yeteneği kazandırmaktadır. Klonlanamama kübitlerin kopyasının alınmasını engellemekte ve kuantum bilgisayarların doğasına veri güvenliğini katmaktadır. Farklı yeteneklere sahip bu bilgisayarların kullanılabilmesi için programlanması ve neler yapması gerektiği söylenmelidir. Tezimde kuantum bilgisayarların üstün işlem yeteneklerinin kullanılmasına, mevcut kuantum algoritmalarının yazılmasına imkan sağlayan yeni bir kuantum programlama dili geliştirilmiştir.

•Jan 1, 2014•0 citations

Teknoloji ve Siyaset: ABD’nin Ulusal Kuantum Stratejisi

Murat Kaçer

Bu çalışma, ABD’nin kuantum teknolojilerine yönelik stratejilerini incelemektedir. İçerik analizi yöntemiyle, ABD’nin ilgili stratejik belgelerindeki ana temalar, hedefler, yatırımlar ve araştırmageliştirme faaliyetleri analiz edilmiştir. Buna göre, öncelikle ABD bu teknolojiyle küresel liderliğini sürdürmek, ulusal güvenlik ile ekonomik büyüme arasında dengeli bir ilişki kurarak bu teknolojinin fırsatlarından faydalanmak ve risklerinden kaçınmayı hedeflemektedir. Belgelerde hükümet ve sektörler arası koordinasyon eksiklikleri, yetersiz nitelikli iş gücü, disiplinler arası eğitim eksiklikleri ve kuantum araştırmalarının ekonomik ve güvenlik üzerindeki belirsiz etkileri zayıf yönler ve zorluklar olarak tespit edilmiştir. Bu zorlukların aşılması için ülke içindeki kurumlar arasında daha güçlü bir koordinasyon ve iş birliği sağlanarak, kuantum ekosisteminin etkin bir şekilde oluşturulması hedeflenmiştir. Uluslararası iş birliklerine de büyük önem verilerek, benzer hedeflere sahip ülkelerle ortak çalışmalar yapılması amaçlanmıştır. Kuantum teknolojileri konusunda nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi ve ülkeye beyin göçünün teşvik edilmesi, stratejik bir öncelik olarak belirlenmiştir. Ayrıca, üniversite düzeyinde disiplinler arası kuantum eğitimi verilmesi ve lise öncesi seviyelerde bu alana olan ilginin artırılması için eğitim reformları yapılması önerilmiştir. Kuantum araştırmalarının etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli altyapıların geliştirilmesi gerektiği vurgulanırken, federal kurumlar ve sanayinin gelişen kuantum teknolojilerine uyum sağlaması da önemsenmiştir.

Güvenlik Stratejileri Dergisi•Aug 25, 2025•0 citations

Kuantum Fiziğinin Olasılıklı Yapısının Serbest Düşme Analojisi

Mustafa Erol, Mert Büyükdede

Klasik fiziğindeterminist yapısına karşılık kuantum teorisinin olasılıklı yapısı aslındaortaya çıktığı günden beri kuantum fiziğinin anlaşılmasını ve öğretilmesiniciddi şekilde zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada olasılık kavramının daha iyianlaşılabilmesi için öncelikle genel anlamda olasılık kavramının kökeni üzerinefelsefi bir tartışma yapılmıştır. Daha sonra klasik fizikten çok iyi bilinenserbest düşme olayı için parçacığın bulunma olasılıklarının konuma ve zamanabağlı ifadeleri hesaplanarak sonuçlar kuantum teorisinin olasılıklı yapısıylakarşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonsuz potansiyel kuyusu ile serbest düşmeiçin hesaplanan olasılık yoğunlukları üzerinden analoji kurularakgerçekleştirilmiştir.

•Dec 26, 2017•0 citations

Altıgen Bor Nitrür Kusur Merkezlerinden Elde Edilen Tek-fotonlar ile Kuantum Kriptoloji

Kıvanç Uyanık, Görkem Mutlu, Özgür Çakır +1 more

Kuantum anahtar dağıtımı (KAD) kuantum mekaniğinin temel yasalarına dayalı güvenli bilgi teknolojileri kapsamında önerilmiş birçok uygulama arasında pratik kullanıma en yakın olanıdır. KAD iki kullanıcı arasında güvenli bilgi paylaşımı için kullanılan anahtarın üretilmesini ve dağıtılmasını sağlar. KAD sistemlerinin çalışma prensibinin ve sağladığı güvenliğin temelinde anahtarın tek fotonlar üzerinden kullanıcılar arasında dağıtılması vardır. Bu sebeple, verimli tek foton kaynakları KAD sistemleri için kritik öneme sahiptir. Literatürde farklı tek-foton kaynakları ile KAD gösterimleri mevcuttur ancak elde edilen anahtar üretim oranları ve güvenlik seviyeleri tek-foton kaynaklarının performanslarından kaynaklanan sebeplerle istenilen değerlere ulaşamamıştır. Bu sebeple, özellikle oda sıcaklığında ışıyan verimli tek-foton kaynaklarına yönelik araştırmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir. Bu projede alternatif olarak son zamanlarda popüler olan altigen bor nitrür (hBN) içerisindeki kusur merkezleri KAD için tek-foton kaynağı olarak çalışıldı. HBN bilinen diğer iki boyutlu malzemelerden farklı olarak sahip olduğu geniş bant aralığı sayesinde (~5.5 eV) farklı enerji değerlerine sahip kusur merkezleri barındırır. Böylece, mor-ötesinden görünür bölgeye kadar olan geniş bir spektrumda tek-foton ışıması elde edilebilir. Ayrıca, hBN kusur merkezlerinden elde edilen tek-foton ışımasını 800 K gibi çok yüksek sıcaklıklarda da gözlemlemek mümkündür. Bütün bu özellikleri nedeniyle hBN malzemesinin kuantum bilgi teknolojileri, metroloji ve sensör teknolojileri gibi farklı alanlarda ve farklı ortam koşullarında kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu proje kapsamında hBN içerisindeki kusur merkezlerinden elde edilen sıfır-fonon çizgisi (ZPL) ışımasının kuantum optik özelliklerinin incelendi ve bu yapılar ile ilk defa B92 protokolüne dayalı açık-hava KAD gösterimi yapıldı.

•Jan 1, 2021•0 citations

Makine Öğrenmesi Yöntemlerinde Yüksek Başarım için Kuantum Bilgisayar ve Hesaplamanın Kullanımı

Hasan Yetış, Mehmet Karaköse

Günümüzde yüksek hesaplama gücü gerektiren makine öğrenmesi yöntemlerinin artmakta olan performans ihtiyaçlarını karşılamak için çok çekirdekli, çok işlemcili ve grafik işlemcili bilgisayarlar kullanılmaktadır. Bu teknolojiler yöntemlerin hızlanmasını sağlasa da, pratik bir şekilde gerçekleştirilip geliştirilmesi için yeterli değillerdir. Bu çalışmada henüz laboratuvar ortamında uygulamaları başlanan kuantum bilgisayarların ve kuantum hesaplama yöntemlerinin makine öğrenmesi yöntemleri üzerinde mevcut ve potansiyel kullanımları ele alınmaktadır. Kuantum bilgisayar ve hesaplamanın makine öğrenmesi yöntemlerinde kullanımı, kuantum uyarlamalı algoritmalar, hibrit kuantum algoritmalar ve kuantum algoritmalar olmak üzere üç başlıkta ele alınmıştır. Günümüzde kuantum hesaplamanın avantajlarından yararlanarak mevcut yöntemlerin iyileştirmesini sağlayan kuantum uyarlamalı algoritmalar yaygın olarak uygulanmaktadır. Alt iş parçacıklarının kuantum bilgisayarlara yaptırılmasını amaçlayan hibrit kuantum sistemler ile hızlanmalar elde edilmektedir. Tamamen kuantum bilgisayarlarda çalışan makine öğrenmesi yöntemleri için ise kuantum bilgisayarların sahip oldukları donanımsal dezavantajların ortadan kaldırılması ve daha çok kuantum yöntem geliştirilmesi gerekmektedir. Genel olarak yapılan çalışmalar, kuantum bilgisayarların hafıza probleminin çözülmesi ile makine öğrenmesi alanında çığır açıcı gelişmeler olacağı görüşündedir.

Türkiye Bilişim Vakfı Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Dergisi•Jun 28, 2021•3 citations
ÖzÇalışmada sosyal bilimlerin dalı olan yönetim ve organizasyon bilimi kapsamında çevre-organizasyon ilişkilerini kuantum mekaniğinden yararlanılarak ölçülmeye çalışılmıştır.Bu anlamda bu çalışma, sosyal bilimlerin doğa bilimlerin kuralları ile açıklanabileceğini göstermektedir.Çalışmada organizasyon-çevre ilişkilerinin kuantum mekaniği ile ölçümü için iki durum oluşturulmuştur.Söz konusu her iki durum için hayali organizasyonlar ve çevreler ile yine organizasyon ve çevrelere ilişkin hayali veriler oluşturulmuştur.Bu verilere dayanılarak organizasyonun çevreler (iki çevre) ile olan ilişkilerini dalga fonksiyonunda belirterek organizasyonun çevreler ile olan nitelikli ilişki kurma olasılıklarının ve çevreler içinde kaldığı belirsizlik niceliklerinin ölçülmesinin yöntemi kuantum mekaniğinden yararlanılarak uygulamalar ile sunulmuştur.
Şifreleme sistemleri gizli değerlerin korunmasını sağlamakta olan sistemlerdir. Bu sistemlere karşı son yıllarda kuantum bilgisayarlar üzerinde çok sayıda araştırmalar yapılmaktadır. Yeterli işlem kapasitesine sahip kuantum bilgisayarlar üretildiğinde günümüzde kullanılmakta olan açık anahtarlı şifreleme sistemlerinin güvensiz duruma geleceği düşünülmektedir. Bu durum internet üzerindeki haberleşmenin güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu durumdan dolayı, kuantum bilgisayarlara karşı güvenli sistemlerin oluşturulması için kuantum bilgisayarların günlük hayata girmesinin beklenmemesi gerektiği düşünülmektedir. NIST bu doğrultuda hem günümüz hem de kuantum bilgisayarlardan gelecek ataklara karşı dayanıklı kriptosistemlerin üretilmesi için bir standartlaştırma proje başlatmıştır. Bu süreçte birçok sistem önerilmiştir. Kafes tabanlı sistemler en çok gelecek vadeden sistemler olarak ön plana çıkmıştır. Kafes tabanlı kriptosistemler kafes yapısı üzerinde tanımlı olan LWE gibi problemlerin çözümlerinin zorluğuna dayanarak önerilmiş olan sistemlerdir. Fakat yan kanal saldırıları ile kriptografik sistemler çalışırken çıkan bilgiler toplanarak gizli anahtar hakkında bilgi edinilebilmektedir. Bu durumdan dolayı NIST kuantum bilgisayarlara karşı dayanıklı şifreleme sistemleri için yaptığı çağrının yanı sıra, yapılacak sistemlerin minimum maliyetle yan kanal saldırılarına karşı dayanıklı olmasını gerektiğini söylemiştir. 2016 yılında Bindel ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada uygulama atağı olarak sınıflandırılan ve bir yan kanal saldırı çeşidi olan hata ataklarını önermişlerdir. 2018 yılında Han ve arkadaşları yaptıkları bir çalışmada, 2016 yılında önerilen yöntemleri kullanarak Lizard protokolünde gizli anahtarı elde edebildiklerini söylemişlerdir ve bu ataklara karşı alınabilecek önlemlerden bahsetmişlerdir. Bu çalışmada; önceden yapılan çalışmalarda önerilenler ve kriptosistemlerin uygulamalarında olması gereken özellikler doğrultusunda Lizard protokolünün uygulaması üzerinde yapılan değişikliklerden ve bu değişikliklerin uygulama üzerindeki etkilerinden bahsedilmiştir. Protokolün uygulamasının güvenliği artırılmış ve gerçekleştirilen bazı hata ataklarına karşı önlem alınmıştır. Yapılan değişikliklerden sonra protokolün çalışma süresinde hızlanma olduğu gözlemlenmiştir.
Kuantum bilgisayarları atom ve atom altı parçacıkların davranışlarından yararlanılarak laboratuvar ortamında geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu bilgisayarlar kübit adlandırılan iki seviyeli kuantum mekaniksel sistemleri bilgi depolama ve temel işlem birimi olarak kullanmaktadır. Klasik bitlere göre mümkün olmayan aynı anda iki durumu birden sergileyebilme kübitler için mümkündür ve bu durum hesaplamalarda kullanılabilmektedir. Bu özellik kuantum bilgisayarlara üstün işlem yeteneği kazandırmaktadır. Klonlanamama kübitlerin kopyasının alınmasını engellemekte ve kuantum bilgisayarların doğasına veri güvenliğini katmaktadır. Farklı yeteneklere sahip bu bilgisayarların kullanılabilmesi için programlanması ve neler yapması gerektiği söylenmelidir. Tezimde kuantum bilgisayarların üstün işlem yeteneklerinin kullanılmasına, mevcut kuantum algoritmalarının yazılmasına imkan sağlayan yeni bir kuantum programlama dili geliştirilmiştir.
Bu çalışma, ABD’nin kuantum teknolojilerine yönelik stratejilerini incelemektedir. İçerik analizi yöntemiyle, ABD’nin ilgili stratejik belgelerindeki ana temalar, hedefler, yatırımlar ve araştırmageliştirme faaliyetleri analiz edilmiştir. Buna göre, öncelikle ABD bu teknolojiyle küresel liderliğini sürdürmek, ulusal güvenlik ile ekonomik büyüme arasında dengeli bir ilişki kurarak bu teknolojinin fırsatlarından faydalanmak ve risklerinden kaçınmayı hedeflemektedir. Belgelerde hükümet ve sektörler arası koordinasyon eksiklikleri, yetersiz nitelikli iş gücü, disiplinler arası eğitim eksiklikleri ve kuantum araştırmalarının ekonomik ve güvenlik üzerindeki belirsiz etkileri zayıf yönler ve zorluklar olarak tespit edilmiştir. Bu zorlukların aşılması için ülke içindeki kurumlar arasında daha güçlü bir koordinasyon ve iş birliği sağlanarak, kuantum ekosisteminin etkin bir şekilde oluşturulması hedeflenmiştir. Uluslararası iş birliklerine de büyük önem verilerek, benzer hedeflere sahip ülkelerle ortak çalışmalar yapılması amaçlanmıştır. Kuantum teknolojileri konusunda nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi ve ülkeye beyin göçünün teşvik edilmesi, stratejik bir öncelik olarak belirlenmiştir. Ayrıca, üniversite düzeyinde disiplinler arası kuantum eğitimi verilmesi ve lise öncesi seviyelerde bu alana olan ilginin artırılması için eğitim reformları yapılması önerilmiştir. Kuantum araştırmalarının etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli altyapıların geliştirilmesi gerektiği vurgulanırken, federal kurumlar ve sanayinin gelişen kuantum teknolojilerine uyum sağlaması da önemsenmiştir.
Klasik fiziğindeterminist yapısına karşılık kuantum teorisinin olasılıklı yapısı aslındaortaya çıktığı günden beri kuantum fiziğinin anlaşılmasını ve öğretilmesiniciddi şekilde zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada olasılık kavramının daha iyianlaşılabilmesi için öncelikle genel anlamda olasılık kavramının kökeni üzerinefelsefi bir tartışma yapılmıştır. Daha sonra klasik fizikten çok iyi bilinenserbest düşme olayı için parçacığın bulunma olasılıklarının konuma ve zamanabağlı ifadeleri hesaplanarak sonuçlar kuantum teorisinin olasılıklı yapısıylakarşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonsuz potansiyel kuyusu ile serbest düşmeiçin hesaplanan olasılık yoğunlukları üzerinden analoji kurularakgerçekleştirilmiştir.
Kuantum anahtar dağıtımı (KAD) kuantum mekaniğinin temel yasalarına dayalı güvenli bilgi teknolojileri kapsamında önerilmiş birçok uygulama arasında pratik kullanıma en yakın olanıdır. KAD iki kullanıcı arasında güvenli bilgi paylaşımı için kullanılan anahtarın üretilmesini ve dağıtılmasını sağlar. KAD sistemlerinin çalışma prensibinin ve sağladığı güvenliğin temelinde anahtarın tek fotonlar üzerinden kullanıcılar arasında dağıtılması vardır. Bu sebeple, verimli tek foton kaynakları KAD sistemleri için kritik öneme sahiptir. Literatürde farklı tek-foton kaynakları ile KAD gösterimleri mevcuttur ancak elde edilen anahtar üretim oranları ve güvenlik seviyeleri tek-foton kaynaklarının performanslarından kaynaklanan sebeplerle istenilen değerlere ulaşamamıştır. Bu sebeple, özellikle oda sıcaklığında ışıyan verimli tek-foton kaynaklarına yönelik araştırmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir. Bu projede alternatif olarak son zamanlarda popüler olan altigen bor nitrür (hBN) içerisindeki kusur merkezleri KAD için tek-foton kaynağı olarak çalışıldı. HBN bilinen diğer iki boyutlu malzemelerden farklı olarak sahip olduğu geniş bant aralığı sayesinde (~5.5 eV) farklı enerji değerlerine sahip kusur merkezleri barındırır. Böylece, mor-ötesinden görünür bölgeye kadar olan geniş bir spektrumda tek-foton ışıması elde edilebilir. Ayrıca, hBN kusur merkezlerinden elde edilen tek-foton ışımasını 800 K gibi çok yüksek sıcaklıklarda da gözlemlemek mümkündür. Bütün bu özellikleri nedeniyle hBN malzemesinin kuantum bilgi teknolojileri, metroloji ve sensör teknolojileri gibi farklı alanlarda ve farklı ortam koşullarında kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu proje kapsamında hBN içerisindeki kusur merkezlerinden elde edilen sıfır-fonon çizgisi (ZPL) ışımasının kuantum optik özelliklerinin incelendi ve bu yapılar ile ilk defa B92 protokolüne dayalı açık-hava KAD gösterimi yapıldı.
Günümüzde yüksek hesaplama gücü gerektiren makine öğrenmesi yöntemlerinin artmakta olan performans ihtiyaçlarını karşılamak için çok çekirdekli, çok işlemcili ve grafik işlemcili bilgisayarlar kullanılmaktadır. Bu teknolojiler yöntemlerin hızlanmasını sağlasa da, pratik bir şekilde gerçekleştirilip geliştirilmesi için yeterli değillerdir. Bu çalışmada henüz laboratuvar ortamında uygulamaları başlanan kuantum bilgisayarların ve kuantum hesaplama yöntemlerinin makine öğrenmesi yöntemleri üzerinde mevcut ve potansiyel kullanımları ele alınmaktadır. Kuantum bilgisayar ve hesaplamanın makine öğrenmesi yöntemlerinde kullanımı, kuantum uyarlamalı algoritmalar, hibrit kuantum algoritmalar ve kuantum algoritmalar olmak üzere üç başlıkta ele alınmıştır. Günümüzde kuantum hesaplamanın avantajlarından yararlanarak mevcut yöntemlerin iyileştirmesini sağlayan kuantum uyarlamalı algoritmalar yaygın olarak uygulanmaktadır. Alt iş parçacıklarının kuantum bilgisayarlara yaptırılmasını amaçlayan hibrit kuantum sistemler ile hızlanmalar elde edilmektedir. Tamamen kuantum bilgisayarlarda çalışan makine öğrenmesi yöntemleri için ise kuantum bilgisayarların sahip oldukları donanımsal dezavantajların ortadan kaldırılması ve daha çok kuantum yöntem geliştirilmesi gerekmektedir. Genel olarak yapılan çalışmalar, kuantum bilgisayarların hafıza probleminin çözülmesi ile makine öğrenmesi alanında çığır açıcı gelişmeler olacağı görüşündedir.